KİK Kararı 2026/UY.I-2495

Edirne İl Özel İdaresi · 23.09.2026

Karar no2026/UY.I-2495
Karar tarihi23.09.2026
SonuçBaşvurunun reddi · Oybirliği
Başvuru sahibiAhk Mimarlık Mühendislik San. Ve Tic. Ltd. Şti.
İhaleyi yapan idareEdirne İl Özel İdaresi
Başvuruya konu ihale2026/1165898 İhale Kayıt Numaralı "Keşan 20 Derslikli Anafartalar İlkokulu Yapım İşi" İhalesi
Alım türüYapım

Kararın resmî sayfası (EKAP) ↗

Karar metni

KAMU İHALE KURULU KARARI Toplantı No: 2026/037 Gündem No: 54 Karar Tarihi: 23.09.2026 Karar No: 2026/UY.I-2495 Mahkeme Kararları Toplam: 0 Bağlı mahkeme kararı bulunmamaktadır. Toplantıya Katılan Üyeler BAŞVURU SAHİBİ: Ahk Mimarlık Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti., İHALEYİ YAPAN İDARE: Edirne İl Özel İdaresi, BAŞVURUYA KONU İHALE: 2026/1165898 İhale Kayıt Numaralı “ Keşan 20 Derslikli Anafartalar İlkokulu Yapım İşi ” İhalesi KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME: Edirne İl Özel İdaresi tarafından 24.07.2026 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “ Keşan 20 Derslikli Anafartalar İlkokulu Yapım İşi ” ihalesine ilişkin olarak Ahk Mimarlık Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. nin 27.08.2026 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 02.09.2026 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 10.09.2026 tarih ve 224962 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 10.09.2026 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. Başvuruya ilişkin olarak 2026/2251 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir. KARAR: Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi. İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, Tekliflerinin ihale dışı bırakılması ve geçici teminatlarının gelir kaydedilmesi işleminin yerinde olmadığı, şöyle ki; Şirket ortağı Murat KILIÇ'ın adli sicil kaydında yer alan taksirle yaralama suçundan hüküm giymesi gerekçe gösterilerek 4734 sayılı Kanun'un 10/4-e bendi uyarınca kendilerinin değerlendirme dışı bırakılmasının mevzuata aykırı olduğu, verilen yargı kararında mesleğin tatiline veya icrasının ertelenmesine yönelik herhangi bir yasaklama kararı bulunmadığı, suçun şirket ortağının mühendis sıfatıyla teknik görev icra ederken değil işveren vekili sıfatıyla bulunduğu sırada gerçekleştiği, suçun işlendiği pozisyon ile mesleki faaliyet arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığı, söz konusu kanun maddesinin ticari dürüstlüğü ve meslek ahlakını zedeleyen kasıtlı suçları hedeflediği ve taksirli suçların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, meslek ve sanatın tatiline icrasına hükmedilmeyen hallerde uygulanan değerlendirme dışı bırakma işleminin yerinde olmadığı , idarenin mahkumiyetin inşaat işinde güvenlik, denetim veya organizasyon yükümlülükleriyle ilişkili olduğunu somut gerekçelerle ortaya koymadığı, idarece tesis edilen işlemin 4734 sayılı Kanun 10’uncu maddesinin 4-e bendi ve Kamu İhale Genel Tebliği 17.5.1.2 hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, Kendilerinin değerlendirme dışı bırakılmasına dayanak olan 4734 sayılı Kanun 10/4-e bendi yorumunun tartışmalı ve mevzuata aykırı olduğundan bu gerekçeyle sunulan 3.750.000,00 TL tutarındaki geçici teminatın gelir kaydedilmesi işleminin mevzuata aykırı olduğu ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği, ihale sürecinde sahte belge sunulmadığı veya idareyi yanıltıcı hileli bir tutum sergilenmediği, 4734 sayılı Kanun’un 17'nci maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışlardan hiçbirisinin gerçekleşmediği, sadece bir hükmün farklı yorumu nedeniyle teminatın gelir kaydedilmesinin mülkiyet hakkının ölçüsüz ihlali niteliğinde olduğu, hile ve kast barındırmayan taksirli olaylarda teminatın gelir kaydedilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir. A) Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhaleye katılımda yeterlik kuralları” başlıklı 10’uncu maddesinde “İhaleye katılacak isteklilerden, ekonomik ve malî yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler istenebilir: … Aşağıda belirtilen durumlardaki istekliler ihale dışı bırakılır: … e) İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen. … Bu madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir.” hükmü, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İhale dışı bırakılma” başlıklı 52’nci maddesinde “– (1) Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan hükümler gereğince; … d) İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen, … adaylar ve istekliler ihale dışı bırakılır. … (2) İhale üzerinde kalan istekliden, birinci fıkranın (a), (b), (c), (ç), (d) ve (f) bentlerinde belirtilen durumlarda olmadığına dair belgelerin sözleşme imzalanmadan önce istenilmesi zorunludur. Bu belgelerin, ihale usulüne göre son başvuru ve/veya ihale tarihinde isteklinin anılan bentlerde belirtilen durumlarda olmadığını göstermesi gerekir. …” hükmü, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “İsteklilerden 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasına göre istenecek belgeler” başlıklı 17’nci maddesinde “17.1. 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının, … (e) bendinde; “İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen” … isteklilerin ihale dışı bırakılacağı hükme bağlanmıştır. … 17.5. 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendine ilişkin olarak, 1/1/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen isteklilerin ihale dışı bırakılacağı, 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; bu Kanun ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak idarelerce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçundan dolayı hükümlü bulunanların doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamayacakları hüküm altına alınmıştır. 17.5.1. Mesleki faaliyete ilişkin mahkumiyet kararının kapsamı: 17.5.1.1 Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından, asli veya feri ceza olarak, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 11, 25 ve 35 inci maddelerinde tanımlandığı şekliyle “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin süreli ya da süresiz mahkumiyet hali, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. 17.5.1.2 İhale dışı bırakma, ancak yargı kararıyla “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat”la sınırlı olmak üzere uygulanabilir. 17.5.1.3 Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, “mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hali”, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir. 17.5.2. Süre: 17.5.2.1. İdarelerce isteklilerin haklarında mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğunun tespit edilmesi halinde, son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak Mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarih esas alınacaktır. 17.5.2.2. 4734 sayılı Kanuna göre yapılan ihalelerde istekliler hakkında son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı mercilerince verilmiş mahkûmiyet kararı bulunması halinde, bu durumdaki isteklilerin 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale dışı bırakılmaları gerekmektedir. 17.5.3. Belgelerin temin edileceği yerler: 17.5.3.1. Yerli istekliler yönünden: 17.5.3.1.1. İsteklinin gerçek kişi olması halinde; son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetleri ile ilgili mahkumiyet kararına ilişkin belgeler Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alınacaktır. 17.5.3.1.2. İsteklinin tüzel kişi olması halinde; Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca; anonim şirket ise yönetim kurulu üyelerinin, limited şirket ise şirket müdürünün, yoksa ortaklarının tamamının, kolektif şirket ise ortakların tamamının, komandit şirkette komandite ortakların hepsinin, komanditer ortaklardan kendilerine şirketi temsil yetkisi verilmiş olan ortakların, kooperatiflerde yönetim kurulu üyelerinin Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alacakları belgeler İdarelerce kabul edilecektir. Öte yandan, sermaye şirketinde yönetim kurulu üyesi veya limited şirket müdürü olmasa dahi şirketin idaresinde hakim etkisi bulunan ortak veya ortakların da 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca adli sicil kaydını ibraz etmeleri gerekmektedir. …” açıklaması yer almaktadır. Tebliğ’in atıf yaptığı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 13/11/2005 tarih ve 25642 sayılı Resmi Gazete’de de yayımlanan 04/11/2004 tarih ve 5252 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile 1 Haziran 2005 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmış, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girmiştir. 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğüne ilişkin olarak 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un üçüncü maddesinde “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan Türk Ceza Kanununa yapılan yollamalar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelere yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Tebliğ’de atıf yapılan 765 sayılı Kanun’un 11, 25 ve 35’inci maddelerinin karşılığının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…), c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, Yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir. (2) (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar. (6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki 53’üncü maddesi olduğu anlaşılmıştır. İdari Şartanme’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “ 2.1. İhale konusu işin/alımın; a) Adı: Keşan 20 Derslikli Anafartalar İlkokulu Yapım İşi b) Türü: Yapım işi c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ç) Miktarı: Bodrum zemin+3 normal kattan oluşan 20 derslikli betonarme 4.016,33 m2 ilkokul binası yapımı Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: Edirne İli Keşan İlçesi ” düzenlemesi, “İhale dışı bırakılma ve yasak fiil veya davranışlar” başlıklı 10’uncu maddesinde “ 10.1. İsteklilerin, ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (g) ve (i) bentlerinde belirtilen durumlarda olmaması gerekmektedir. Anılan maddenin dördüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri hariç, bu durumlarında değişiklik olan istekli, İdareye derhal bilgi verecektir. 10.2. Bu Şartnamenin 9 uncu maddesi uyarınca ihaleye katılamayacak olanlar ile 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ihale dışı bırakılma nedenlerini taşıyan istekliler değerlendirme dışı bırakılır. 10.3. 4734 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışta bulunduğu tespit edilenler hakkında, ayrıca fiil veya davranışın özelliğine göre aynı Kanunun Dördüncü Kısmında belirtilen hükümler uygulanır.” düzenlemesi, Başvuru sahibi istekli tarafından verilen “Anahtar Teslimi Götürü Bedel Teklif Mektubu”nda “1) Yukarıda ihale kayıt numarası ve adı yer alan ihaleye ilişkin ihale dokümanını oluşturan tüm belgeler tarafımızdan okunmuş, anlaşılmış ve kabul edilmiştir. Teklif fiyata dahil olduğu belirtilen tüm masraflar ve teklif geçerlilik süresi de dahil olmak üzere ihale dokümanında yer alan tüm düzenlemeleri dikkate alarak teklif verdiğimizi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda ve ikincil mevzuatta öngörülen hükümleri bildiğimizi ve dokümanda yer alan yükümlülükleri yerine getirmememiz durumunda uygulanacak yaptırımları kabul ettiğimizi beyan ediyoruz. 2) İhale tarihinde, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (g) ve (i) bentlerinde belirtilen durumlarda olmadığımızı ve olmayacağımızı, anılan maddenin dördüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri hariç, bu hususlara ilişkin olarak durumumuzda değişiklik olması veya yeterlik sertifikası kapsamındaki belgelere ilişkin şartların değişmesi halinde buna ilişkin belgeleri derhal vereceğimizi; ihalenin üzerimizde kalması halinde ise sözleşme imzalanmadan önce ihale tarihi itibarıyla mesleki faaliyetimizi mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak sürdürdüğümüze ve ihale tarihinde anılan maddenin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde belirtilen durumlarda olmadığımıza ilişkin belgeleri, anılan Kanun ve ilgili mevzuat ile ihale dokümanında yer alan düzenlemelere uygun olarak İdarenize sunacağımızı taahhüt ediyoruz ...” ifadeleri yer almaktadır. Yapılan incelemede, başvuruya konu ihalenin, Edirne İl Özel İdaresi tarafından, 24.07.2026 tarihinde e-teklif alınmak suretiyle gerçekleştirilen “ Keşan 20 Derslikli Anafartalar İlkokulu Yapım İşi” olduğu, toplam 23 adet ihale dokümanının indirildiği ihaleye 14 isteklinin teklif verdiği, 3 isteklinin teklifinin sınır değerin altında olduğu, İdari Şartname’nin 31’inci maddesi gereğince, sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin tekliflerinin açıklama istenilmeksizin reddedildiği, başvuru sahibi Ahk Mimarlık Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.nin 27.07.2026 onay tarihli ihale komisyonu kararıyla ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak belirlendiği, anılan istekliye 14.08.2026 tarihinde “sözleşmeye davet” konulu yazının gönderildiği, idarece anılan istekli tarafından sunulan belgeler üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde istekliye gönderilen 24.08.2026 tarihli yazıda Ahk Mimarlık Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.yi münferiden temsile yetkili olan Murat KILIÇ’ın mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması sebebiyle anılan isteklinin ihale dışı bırakılması ve geçici teminatının irat kaydedilmesine karar verildiği görülmüştür. Başvuru sahibi istekli tarafından itirazen şikayet dilekçesinde; şirket yetkilisi Murat KILIÇ hakkında verilen mahkumiyet kararının 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle ihale dışı bırakılmaları ve geçici teminatlarının irad kaydedilmesine ilişkin işlemin mevzuata aykırı olduğu iddialarına yer verildiği görülmüştür. İdare tarafından başvuru sahibi istekliye 14.08.2026 tarihinde gönderilen “Sözleşmeye davet” konulu yazıda “ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca mesleki faaliyetinizi mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak sürdürdüğünüze ve aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığınıza dair belgeler ile ihale kararı damga vergisi, sözleşme damga vergisi ve 4734 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (j) fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen tutarı aşan sözleşmelerde sözleşme bedelinin onbinde beşi oranındaki Kurum payının ödendiğine ilişkin belgeleri ve ihale dokümanında sözleşme imzalanmadan önce sunulması istenen diğer belgeleri sunmak, teklif fiyatının %6 'sı oranında kesin teminatı vermek ve diğer yasal yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle ihale konusu işe ilişkin sözleşmeyi imzalamanız gerekmektedir. …” ifadelerine yer verildiği görülmüştür. Başvuru sahibi istekli tarafından sunulan belgelerin idare tarafından incelenmesi neticesinde başvuru sahibine gönderilen 24.08.2026 tarihli yazıda “…İstekli AHK Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 19.08.2026-20.08.2026 tarihlerinde sunmuş olduğu belgelerden tek ortaklı limited şirketi yetkilisi Murat KILIÇ olduğu ve ilgili kişinin adli sicil kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. Adli sicil kaydı uyarınca ibraz edilen Yalova 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:2020/536, K:2021/226 sayılı kararı incelendiğinde; isteklinin Çınarcık Devlet Hastanesi inşaatının yapımını devir alan Murat Kılıç'ın "düşmeye müsait boşluğun üzerinin kapatılmaması ya da etrafının bariyerlerle kapatılmaması, hastane binasının arkasında bulunan mazgalların olduğu alandaki dar yolu yetkisiz kişilerin girişini önleyecek şekilde gerekli önlemlerin yapım çalışmalarının devam ettiği tehlikeli alanın etrafının korkuluk bariyer ve benzeri araç gerekler ile kapatılması ya da bu alanın etrafının işaretlenmesi, ışıklı görsel araç gereçlerle ikaz uyarı levhalarının bulundurulması şeklindeki alınabilecek önlemlerin alınmaması, hastane binası etrafının ve tehlikeli alanın yeterince aydınlatılmaması, yapı alanında yeterli kontrol ve denetimin yapılmaması" nedeniyle asli derecede kusurlu bulunduğu ve Türk Ceza Kanunu’nun 89/1 maddesi uyarınca “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan neticeten 7 Ay 15 Gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın 26/12/2022 tarihinde kesinleştiği, yine Adli sicil kaydı uyarınca Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:2022/218, K:2023/845 sayılı kararı incelendiğinde; katılanın Çakır İnşaat adlı firmada inşaat işçisi olarak çalıştığı, olay tarihinde inşaattan düşerek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında iş veren vekili Murat KILIÇ’ın asli kusurlu bulunduğu tespit edilerek Türk Ceza Kanunu’nun 89/1 maddesi uyarınca “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan neticeten 7 Ay 15 Gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın 24/04/2024 tarihinde kesinleştiği isteklinin faaliyet belgesi incelendiğinde Faaliyet Konusunun “İkamet amaçlı olmayan binaların inşaat işlemleri okul hastane vb. yapılar” olduğu, bu nedenle ceza mahkumiyetlerinin mesleki faaliyetten kaynaklandığı tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında, ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin ihale dışı bırakılacağı ve aynı hükmün altıncı fıkrasında gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi halinde bu durumda olanların ihale dışı bırakılarak geçici teminatların gelir kaydedileceği; Kamu İhale Genel Tebliğinin “17.5.2.1.” maddesinde, idarelerce isteklilerin haklarında mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğunun tespit edilmesi halinde, son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak Mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarih esas alınacağı, “17.5.2.2.” maddesinde, 4734 sayılı Kanuna göre yapılan ihalelerde istekliler hakkında son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı mercilerince verilmiş mahkûmiyet kararı bulunması halinde, bu durumdaki isteklilerin 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale dışı bırakılacağı hüküm altına alınmış olup, istekli AHK Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi Murat KILIÇ hakkında ihale tarihinden (24.07.2026) önce 26.12.2022 ve 24.04.2024 tarihlerinde kesinleşmiş mesleki faaliyetten kaynaklı mahkumiyetin bulunması nedeniyle 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesi uyarınca ihale dışı bırakılarak geçici teminatınız irat kaydedilmesine karar verilmiştir.” ifadelerine yer verilmiş olup, Söz konusu yazıda, AHK Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %100 ortağı ve şirketin münferiden temsile yetkili müdürü Murat Kılıç’ın “taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan mahkumiyetinin idarece tespit edilmesi üzerine, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhaleye Katılımda Yeterlilik Kuralları” başlıklı 10’uncu maddesinin (e) bendinde yer alan “İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen, bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir.” hükmü uyarınca, anılan isteklinin ihale dışı bırakılması geçici teminatının gelir kaydedilmesine yönelik işlem tesis edileceğinin ifade edildiği anlaşılmıştır. AHK Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %100 ortağı ve münferiden temsile yetkilisi olan Murat Kılıç’ın “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan sanık sıfatıyla yargılandığı davada, Yalova 5 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.04.2021 tarihli ve E:2020/536, K:2021/226 sayılı kararında “DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mağdur Emine Dülger'in olay tarihinde gece saat 00:20 sıralarında kızı Gönül Metiner'in rahatsızlanması nedeni ile kızı ile geldiği Çınarcık devlet hastanesinde acil servisi girişini aradığı sırada havanın karanlık olması nedeni ile hastane bahçesindeki fark edemediği açık halde bulunan boşluğa düşmek sureti ile kaburgasında kırık oluşacak şekilde yaralandığı, bu olay nedeni ile olay tarihinde nöbetçi idari memur olan Muhammet Gün hakkında, nöbetçi teknisyen Ahmet Karahasan hakkında, nöbetçi memurlar Osman Samet Akalan ve Erkan Koca hakkında, firma yetkilisi Hızır Ekşi ve Murat Kılıç hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır, Sanıklar Osman Samet Akalan ve Erkan Koca hakkında diğer sanıklar halikındaki kamu davası devam ederken ayrıca dava açıldığı ve birleştirme kararı ile davaların birlikte görüldüğü, dava açılmasına esas oluşturan bilirkişi raporunun soruşturma aşamasında sanıklar Osman Samet ve Erkan Koca'nın sorumlulukları göz önüne alınmaksızın düzenlendiği ve yargılama aşamasında dosyaya görevlendirmeler ile ilgili yazıların girdiği, savunmaların yapıldığı anlaşılmakla; talep üzerine yeniden bilirkişi raporu aldırılmış, dosya bütün halinde Ankara Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilerek soruşturma aşamasında rapor veren bilirkişi heyetinden kapsamlı rapor aldırılmış, bu rapora göre; olayda mağdur Emine Dülger'in yürüyüş yolunu yeterince görememesine rağmen devam etmesi nedeni ile tali kusurlu olduğu, başhekim Yaşar Murat Çokay ve hastane müdürü Sinan Kara'nın gerekli önlemleri almaması nedeni ile tali kusurlu olduğu, hastane inşaatının yapımını devralan sanık Murat Kılıç'ın ''düşmeye müsait boşluğun üzerinin kapatılmaması ya da etrafının bariyerlerle kapatılmaması, hastane binasının arkasında bulunan mazgalların olduğu alandaki dar yolu yetkisiz kişilerin girişini önleyecek şekilde gerekli önlemlerin yapım çalışmalarının devam ettiği tehlikeli alanın etrafının korkuluk bariyer ve benzeri araç gerekler ile kapatılması ya da bu alanın etrafının işaretlenmesi, ışıklı görsel araç gereçlerle ikaz uyarı levhalarının bulundurulması şeklindeki alınabilecek önlemlerin alınmaması, hastane binası etrafının ve tehlikeli alanın yeterince aydınlatılmaması, yapı alanında yeterli kontrol ve denetimin yapılmaması” nedeni ile asli derecede kusurlu bulunduğu, sanıklar Muhammet Gün ve Ahmet Karahasan'ın hastane inşaatı ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması nedeni ile kusurlarının olmadığı, sanık Osman Samet Akalın ve Erkan Koca'nın hastanedeki hizmetlerin yürütümünde görevli oldukları, yönetimde görevli olduklarına dair bir bilgi ve belge bulunmadığı bu nedenle kusurlarının olmadığı, sanık Hızır Ekşi'nin işi ihale ile aldıktan sonra Rumeli konut Ltd. Şirketine devrettikleri yönündeki beyanının sanık Murat Kılıç tarafından da doğrulanması nedeni ile kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı şeklinde rapor düzenlenmiş olduğu, bu raporun kapsam, neden sonuç ilişkisi kurma bakımından hükme elverişli olduğu kanaatine varılmış; Tüm dosya kapsamına göre; sanık Murat Kılıç'ın üzerine atılı kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan tercihen ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kemik kırığı nedeni ile cezada artırım yapılmış, takdiri indirim sonucu bulunan 7 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin sanığın adli sicil kaydında HAGB kararı bulunduğundan bir daha suç işlemeyeceğine yönelik olumlu kanaat edinilmediğinden cezası ertelenmemiş ve CMK'nın 231. Maddesi uygulanmamıştır. Mahkememizce verilen karar sanık tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmakla; hükümden sonra 01.01.2020 tarihinde yasalaşan Basit Yargılama Usulü'nün değerlendirilmesi amacıyla; "TCK'nın 7.’nci maddesi ile CMK'nın 251.maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmuştur. Bozmadan sonra taraflara bozma ilam ekli tebligat çıkarılmış; basit yargılama usulüne ilişkin yapılan değerlendirmede; Bozma öncesi yapılan yargılamada tüm tarafların duruşmada dinlenmesi, yine tanıklar Muhsin Hancı, Erkan Koca'nın tanık sıfatı ile duruşmada dinlenmiş olmaları, daha sonra dosyaların devredilmesi ile birlikte görülmesi, delil toplanarak yargılama yapılması ile dosya üzerinde karar verilmesi mümkün bulunmadığından dosyada basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek, mahkememizin bozma öncesi kabulünde bir değişiklik yapılmadan aynı gerekçelerle; inşaatının yapımını devralan sanık Murat Kılıç'ın "düşmeye müsait boşluğun üzerinin kapatılmaması ya da etrafının bariyerlerle kapatılmaması, hastane binasının arkasında bulunan mazgalların olduğu alandaki dar yolu yetkisiz kişilerin girişini önleyecek şekilde gerekli önlemlerin yapım çalışmalarının devam ettiği tehlikeli alanın etrafının korkuluk bariyer ve benzeri araç gerekler ile kapatılması ya da bu alanın etrafının işaretlenmesi, ışıklı, görsel araç gereçlerle ikaz uyarı levhalarının bulundurulması şeklindeki alınabilecek önlemlerin alınmaması, hastane binası etrafının ve tehlikeli alanın yeterince aydınlatılmaması, yapı alanında yeterli kontrol ve denetimin yapılmaması” nedeni ile mağdurun hastanede bulunan çukura düşmek suretiyle yaralanmasına neden olduğu ve bu şekilde taksirle yaralama suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca, mağdurun yargılama sırasında öldüğünün anlaşılması ile ölüm belgesi temin edilerek, mağdurun kanser hastalığı sebebiyle öldüğü bu nedenle somut olay ile ölüm arasında illiyet bağı olmadığı anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere binaen; 1- Sanık Murat Kılıç'ın üzerlerine atılı taksirle yaralamaya neden olma suçundan sabit olan eylemine uyan TCK.nun 89/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren, teşdiden ve tercihen 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2- Sanığın eylemi nedeni ilekatılanda kemik kırılması meydana geldiğinden TCK'nın 89/2-b maddesi gereğince sanığın cezasının 1/2 oranında artırılarak 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3- Sanığın yargılama sırasındaki tutum ve davranışları sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden, sanığın cezasının TCK’nın 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, … YARGITAY'a TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, mütalaaya uygun olarak tarafların yokluğunda açık yapılan yargılama sonucunda verilip, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/04/2021.” şeklinde karar verildiği, Murat Kılıç’ın “Taksirle bir kişinin yaralanması neden olma” suçuyla 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yalova 5 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.04.2021 tarihli ve E:2020/536, K:2021/226 sayılı kararının temyizde onandığı, kararın 26.12.2022 kesinleşme tarihli kesinleşme şerhinin bulunduğu görülmüştür. AHK Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %100 ortağı ve münferiden temsile yetkilisi olan Murat Kılıç’ın “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan sanık sıfatıyla yargılandığı davada, Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.12.2023 tarihli ve E:2022/218, K:2023/845 sayılı kararında “Sanıklar hakkında yapılan yargılama ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde; Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarih, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı kararı ile CMK 251 nci maddesine ilişkin olarak 04/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı CMK nun 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 nci maddesindeki basit yargılama usulünün 01/01/2020 tarihinden önce kovuşturma evresinde geçilmiş suçlar yönünden uygulanamayacağına dair cümlesinin iptaline ilişkin kararı ile ilgili mahkememizce yapılan değerlendirmede ise , basit yargılama usulünün amacının özetle yargılamaya ilişkin sürelerin kısalması olduğu bunun da mahkemenin savunma ve beyan dilekçeleri doğrultusunda soruşturma aşamasında toplanan delillere göre karar verilerek sağlanmasının hedeflendiği , ayrıca bu yargılama usulünde sanığa 1/4 oranında bir ceza indirimi sağlandığı, ancak bu usul uygulanmayıp genel yargılama usulü doğrultusunda duruşma açıldığında artık tekrar bu usulle ilgili bir uygulamaya geçmenin yasanın getirilme amacına uygun olmayacağı kanaati ile somut olayda dosya kapsamı, mevcut delil durumu itibariyle sanıklar hakkında CMK nun 251 nci maddesi gereğince basit yargılama usulünün uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilerek yargılama sürdürülmüş; Katılanın Kemalpaşa İlçesi Akalan Mahallesinde faaliyet gösteren Çakır İnşaat adlı firmada inşaat işçisi olarak çalıştığı, olay tarihinde inşaattan düşerek dosya kapsamında yer alan hekim raporlarından anlaşıldığı üzere BTM ile giderilemeyecek şekilde ve hayati fonksiyonlarını ağır(5) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında sanık işveren vekili Murat'ın asli kusurlu, şantiye şefi olan sanık İsmail'in ise tali kusurlu olduğu, katılanın ise meydana gelen olayda tali kusurlu olduğuna dair tespitin yer aldığı görülmüş, sanıklar savunmalarında meydana gelen olaya ilişkin her hangi bir kusurlarının olmadığını belirtmişlerdir. Dosya kapsamında yer alan savunma ve beyanlarla, bilirkişi ve hekim raporları göz önüne alındığından sanıkların dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde hareket etmek suretiyle katılanın taksirle yaralanmasına sebep oldukları kanaati ile ayrı ayrı kusurları oranında cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Cezanın kişiselleştirmesine gelince; Sanık Murat'ın asli kusurlu olarak meydana gelen kazada yer alması, ayrıca katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği göz önüne alınarak teşdiden TCK 89/1 maddesi üzerinden temel ceza oluşturulmuş, meydana gelen olay neticesinde katılanın vücudunda kemik kırığı oluştuğundan sanığın cezası TCK 89/2-b maddesi gereğince yarı oranında artırılmıştır. Sanığın duruşma zabıtlarına yansıyan olumsuz bir tavrı görülmediğinden ve cezanın sanık üzerindeki olası olumsuz etkileri göz önüne alınarak sanık hakkında verilen cezadan TCK 62.madde gereği 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın adli sicil kaydında taksirli suça ilişkin tekerrüre/esas kaydı bulunduğundan yasal olarak CMK 231/5 vd. maddeler ile TCK 50,51.maddelerin uygulanma imkanı görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanık İsmail'in tali kusurlu olarak meydana gelen kazada yer alması, ayrıca katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliği göz önüne alınarak teşdiden TCK 89/1 maddesi üzerinden temel ceza oluşturulmuş, meydana gelen olay neticesinde katılanın vücudunda kemik kırığı oluştuğundan sanığın cezası TCK 89/2-b maddesi gereğince yarı oranında artırılmıştır. Sanığın duruşma zabıtlarına yansıyan olumsuz bir tavrı görülmediğinden ve cezanın sanık üzerindeki olası olumsuz etkileri göz önüne alınarak sanık hakkında verilen cezadan TCK 62.madde gereği 1/6 oranında İndirim yapılmıştır. Sanığın adli sicil kaydında taksirli suça ilişkin tekerrüre esas kaydı bulunduğundan yasal olarak CMK 231/5 vd. maddeler ile TCK 50,51.maddelerin uygulanma imkanı görülmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Sanık Murat'ın üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan TCK’nın 22/4 hükmü ve 61. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı (kazada asli kusurlu olması), kaza sonucu meydana gelen zararın ağırlığı ( sanığın eyleminin katılanda meydana getirdiği hasar) dikkate alınarak sanığın eylemine uyan TCK'nın 89/1 hükmü gereğince takdiren teşdiden 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın taksirli eyleminin mağdurun vücudunda hayati fonksiyonlarını 5.dereceden etkileyen kemik kırığına neden olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 89/2-b hükmü gereğince cezası yarı oranında artırılarak 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hal ve tavrının olmaması ve verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri sanık lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezası TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek neticeten 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanık hakkında başkaca yasal takdiri indirim yahut artırım hükümleri uygulanmasına yer olmadığına, … İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/12/2023” şeklinde karar verildiği, Murat Kılıç’ın “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçuyla 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.12.2023 tarihli ve E:2022/218, K:2023/845 sayılı kararının istinaf kararı ile kesinleştiği, 24.04.2024 kesinleşme tarihli kesinleşme şerhinin bulunduğu görülmüştür. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin, bununla birlikte yönetim kurulu üyesi olmasa dahi şirketin idaresinde hakim etkisi bulunan ortak veya ortakların ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giymesi durumunda tüzel kişiliğin ihale dışı bırakılacağı, anılan madde kapsamında gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunanların geçici teminatının gelir kaydedileceği, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17’nci maddesinden 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığının somut olay bakımından ayrı ayrı değerlendirilerek göz önünde bulundurulması gerektiği, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1.3’üncü maddesinde yer alan açıklamalardan; anılan Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında uygulama yapılabilmesi için mesleki faaliyetten dolayı yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının şart olduğu, “ belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya ” veya “ bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmaya ” ilişkin feri cezaya hükmedilmiş olması şartının aranmayacağı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; ihale tarihinden önceki beş yıl içinde ilgililerce mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının isteklinin ihale dışı bırakılmasını gerektirdiği; bu kapsamda feri ceza olarak “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrasına ilişkin mahkûmiyet halinin varlığından veya suçun iştirak edilen ihalenin konusu olup olmadığından bağımsız olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanması şartıyla herhangi bir mahkûmiyet halinin bulunmasının yeterli olduğu; bir başka anlatımla, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hali kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına hükmedilmemiş olmasının, anılan Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi çerçevesinde işlem tesis edilmesine engel teşkil etmediği neticesine ulaşılmaktadır. Somut olayda, başvuru sahibi AHK Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %100 ortağı ve münferiden temsile yetkilisi olan Murat Kılıç’ın “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan yargılandığı davaya ilişkin olarak, Yalova 5 Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 05.04.2021 tarihli kararda; sanık Murat Kılıç’ın inşaat yapımını devraldığı hastanede düşmeye müsait boşluğun üzerinin kapatılmaması ya da etrafının bariyerlerle kapatılmaması, hastane binasının arkasında bulunan mazgalların olduğu alandaki dar yolu yetkisiz kişilerin girişini önleyecek şekilde gerekli önlemlerin yapım çalışmalarının devam ettiği tehlikeli alanın etrafının korkuluk bariyer ve benzeri araç gerekler ile kapatılması ya da bu alanın etrafının işaretlenmesi, ışıklı görsel araç gereçlerle ikaz uyarı levhalarının bulundurulması şeklindeki alınabilecek önlemlerin alınmaması, hastane binası etrafının ve tehlikeli alanın yeterince aydınlatılmaması, yapı alanında yeterli kontrol ve denetimin yapılmaması nedeni ile asli derecede kusurlu olduğu ayrıca yukarıda bahsedilen karara ait 26.12.2022 kesinleşme tarihli kesinleşme şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca başvuru sahibi AHK Mimarlık Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %100 ortağı ve münferiden temsile yetkilisi olan Murat Kılıç’ın “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan yargılandığı davaya ilişkin olarak, Kemalpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 15.12.2023 tarihli kararda; katılanın, Kemalpaşa İlçesi Akalan Mahallesi’nde faaliyet gösteren Çakır İnşaat adlı firmada inşaat işçisi olarak çalıştığı, olay tarihinde inşaat alanından düşmesi sonucu yaralandığı, dava dosyası kapsamında yer alan hekim raporlarına göre katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu ve oluşan kemik kırığının hayati fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkilediği, dava dosyası kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında sanık işveren vekili Murat’ın olayda asli kusurlu bulunduğu, ayrıca yukarıda bahsedilen karara ait 24.04.2024 kesinleşme tarihli kesinleşme şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde, Murat Kılıç hakkında “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçuyla ilgili verilen ve ihale tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde kesinleştiği anlaşılan söz konusu mahkûmiyet kararlarının mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklandığı anlaşılmış olup, başvuru sahibi isteklinin 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi gereğince ihale dışı bırakılması ve geçici teminatının gelir kaydedilmesi yönünde tesis edilen idari işlemin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “ İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez… ” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddialarında haklı bulunmadığı tespit edilmiş olup, Kanun’da öngörülen şekilde bir haklılık oranı oluşmamıştır. Bu nedenle, 4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafı uyarınca itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. B) İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 18’inci maddesi yönünden yapılan inceleme sonucunda herhangi bir aykırılık tespit edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere, Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine, Oybirliği ile karar verildi.

Bu idarenin ihalelerini, kazanan firmaları ve KİK geçmişini firma panelinde takip edin.

Ücretsiz hesap oluştur

Kaynak: Kamu İhale Kurumu. Bağlayıcı olan kararın resmî metnidir. Tüm KİK kararları