KİK Kararı 2026/UY.I-1954

TÜRKİYE PETROLLERİ ANONİM ORTAKLIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ(TPAO) ŞIRNAK BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ · 22.07.2026

Karar no2026/UY.I-1954
Karar tarihi22.07.2026
SonuçBaşvurunun reddi · Oybirliği
Başvuru sahibiİSMAİL ACAR - YEK MADENCİLİK HAFRİYAT İNŞAAT PETROL TAŞIM. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
İhaleyi yapan idareTÜRKİYE PETROLLERİ ANONİM ORTAKLIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ(TPAO) ŞIRNAK BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuruya konu ihale2026/586498 İhale Kayıt Numaralı "MEHMET İRFAN GÜLER 6 INCH POMPAJ HATTI YAPIM İŞİ" İhalesi
Alım türüYapım

Kararın resmî sayfası (EKAP) ↗

Karar metni

KAMU İHALE KURULU KARARI Toplantı No: 2026/029 Gündem No: 51 Karar Tarihi: 22.07.2026 Karar No: 2026/UY.I-1954 Mahkeme Kararları Toplam: 0 Bağlı mahkeme kararı bulunmamaktadır. Toplantıya Katılan Üyeler BAŞVURU SAHİBİ: İsmail Acar - Yek Madencilik Hafriyat İnşaat Petrol Taşım. San. Ve Tic. Ltd. Şti. , İHALEYİ YAPAN İDARE: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü Şırnak Bölge Müdürlüğü , BAŞVURUYA KONU İHALE: 2026/586498 İhale Kayıt Numaralı “ Mehmet İrfan Güler 6 Inch Pompaj Hattı Yapım İşi ” İhalesi KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü Şırnak Bölge Müdürlüğü tarafından 30.04.2026 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “ Mehmet İrfan Güler 6 Inch Pompaj Hattı Yapım İşi ” ihalesine ilişkin olarak İsmail Acar - Yek Madencilik Hafriyat İnşaat Petrol Taşım. San. ve Tic. Ltd. Şti. nin 12.06.2026 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 16.06.2026 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 29.06.2026 tarih ve 219047 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 26.06.2026 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. Başvuruya ilişkin olarak 2026/1639 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir. KARAR: Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi. İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, TPAO Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 2026/586498 İKN’li “Mehmet İrfan Güler 6 Inch Pompaj Hattı Yapım İşi” ihalesinde, iş ortaklığı tarafından sunulan teklifin ekonomik açıdan en avantajlı teklif olarak değerlendirildiği ve ihale sıralamasında ilk sırada yer alındığı, ancak sonrasında gönderilen bildirimde, iş ortaklığının özel ortağı olan şirket ortaklarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde sayılan durumda olduklarının değerlendirildiği belirtilerek sözleşme sürecine kendileriyle devam edilmeyeceğinin bildirildiği, Söz konusu değerlendirmenin Kanun hükmünün kapsamını aşan nitelikte olup hukuken tartışmaya açık olduğu, bildirilen işlemde yalnızca Kanun maddesine atıf yapıldığı, ancak hangi somut gerekçelerle ve ne şekilde bu sonuca ulaşıldığının ortaya konulmadığı, mahkûmiyet kararlarının hangi yönleriyle 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirildiğinin açıklanmadığı gibi somut olayın özellikleri ile kanuni düzenleme arasındaki bağın da ortaya konulmadığı; 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinin her mahkûmiyet kararını kapsayacak şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı, kamu ihalelerine katılım hakkını sınırlandıran düzenlemelerin dar yorumlanması gerektiği tartışmasız iken idarece somut olayın özellikleri ve ilgili mahkûmiyet kararlarının niteliği değerlendirilmeden yalnızca mahkûmiyet kararlarının varlığından hareketle ihale dışı bırakılma sonucuna gidildiği, bunun da Kanun hükmünün genişletici şekilde yorumlanması sonucunu doğurduğu; nitekim ilgili mahkûmiyet kararlarında ilgililer hakkında kamu ihalelerine katılmalarını engelleyen bir yasaklama kararı bulunmadığı gibi ticari faaliyetlerini sürdürmelerine engel teşkil eden herhangi bir hükmün de mevcut olmadığı; özel ortak şirket ortakları hakkında bulunduğu belirtilen mahkûmiyet kararları incelendiğinde, bunların kamu ihale mevzuatı kapsamında doğrudan yasaklılık sonucunu doğuran veya ilgili kişilerin ticari faaliyetlerini sürdürmelerine engel teşkil eden mahiyette olmadığının açıkça görüldüğü, mahkûmiyet kararlarında ortaklar hakkında meslek veya sanatın icrasından yasaklanma kararı bulunmadığı gibi şirket yöneticiliği yapmalarını, ticari faaliyetlerini sürdürmelerini veya kamu ihalelerine katılmalarını engelleyen herhangi bir hükmün de yer almadığı; Kaldı ki iş ortaklığının ve ortaklarının uzun yıllardır kamu kurum ve kuruluşları nezdinde çok sayıda yapım işini başarıyla tamamlamış, üstlendikleri kamu işlerini eksiksiz şekilde yerine getirmiş ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasına katkı sağlamış olduğu; haklarında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı bulunmayan kişilerin yalnızca mevcut mahkûmiyet kararları gerekçe gösterilerek ihale dışı bırakılmasının ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri ile de bağdaşmadığı, ayrıca tesis edilen işlemin Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesine de aykırılık teşkil ettiği; hukuk devletinde idari işlemlerin açık, öngörülebilir, ölçülü ve somut gerekçelere dayanmasının zorunlu olduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin temel hak ve hukukunda cezanın ölçülü olması gerektiğinin belirtildiği, Kamu İhale Kanunu’nun 10. maddesinde belirtilen cezai müeyyidenin 5 yıl gibi uzun bir süreyi kapsamasının cezanın ölçülü olması ilkesine aykırı olduğu; somut olayda yalnızca Kanun maddesine atıf yapılmakla yetinildiği, hangi mahkûmiyet kararının hangi nedenle 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirildiğinin ortaya konulmadığı, ihale dışı bırakma gibi ağır sonuçlar doğuran bir işlemin somut ve denetlenebilir gerekçeler ortaya konulmaksızın tesis edilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmadığı, kamu ihalelerine katılım hakkını ortadan kaldıran yorumların dar ve istisnai şekilde uygulanması gerekirken somut olayda genişletici yorum yoluyla işlem tesis edilmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı sonuç doğurduğu; Öte yandan tesis edilen işlemin yalnızca iş ortaklığı bakımından değil, kamu yararı bakımından da olumsuz sonuçlar doğuracağının açık olduğu; iş ortaklığı tarafından sunulan 25.365.000,00 TL tutarındaki teklifin ihale kapsamında ekonomik açıdan en avantajlı teklif olup ilk sırada yer aldığı, buna karşılık ikinci sıradaki teklifin 25.428.000,00 TL olduğu, iş ortaklığının değerlendirme dışı bırakılması hâlinde ihale sürecinin daha yüksek bedelli teklif üzerinden yürütüleceği ve aynı işin daha yüksek maliyetle yaptırılmış olacağı; kamu ihale mevzuatının temel amacının kamu kaynaklarının etkin, verimli ve ekonomik kullanılmasını sağlamak iken, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin hukuki niteliği tartışmalı bir değerlendirme sonucunda devre dışı bırakılmasının kamu yararı ile bağdaşmadığı, bu nedenle tesis edilen işlemin yeniden değerlendirilmesinin hem hukukun genel ilkeleri hem de kamu yararı bakımından zorunlu olduğu, teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına ve sözleşme sürecine devam edilmemesine ilişkin işlemin yeniden değerlendirilerek kaldırılması, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olan iş ortaklığı ile sözleşme sürecine devam edilmesi, aksi yöndeki işlemin muhafaza edilmesi hâlinde ise idari yargı mercileri nezdinde iptal davaları açılacağı, bu işlem nedeniyle doğmuş ve doğacak tüm zararlar bakımından her türlü talep, dava ve tazminat haklarının saklı olduğu iddialarına yer verilmiştir. A) Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kanun’un “İhaleye katılımda yeterlik kuralları” başlıklı 10’uncu maddesinde “…Aşağıda belirtilen durumlardaki istekliler ihale dışı bırakılır: … e) İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen. … Bu madde kapsamında istenen belgelerden hangilerinin taahhütname olarak sunulabileceği Kurum tarafından belirlenir. Gerçeğe aykırı hususlar içeren taahhütname sunulması veya ihale üzerinde kalan istekli tarafından taahhüt altına alınan durumu tevsik eden belgelerin sözleşme imzalanmadan önce verilmemesi hâlinde bu durumda olanlar ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir.” hükmü, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “İhale üzerinde kalan isteklinin sözleşmeye davet edilmesi” başlıklı 68’inci maddesinde “…(3) Mücbir sebep halleri dışında, ihale üzerinde kalan istekli, yasal yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşme imzalamak zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı gelir kaydedilerek Kanunun 58 inci maddesi hükümleri uygulanır. Ancak, (…) Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında taahhüt altına alınan durumu tevsik etmek üzere idareye sunulan bilgi ve/veya belgelerin taahhüt edilen duruma aykırı hususlar içermesi hâlinde, ihale üzerinde kalan isteklinin geçici teminatı gelir kaydedilmekle birlikte, hakkında Kanunun 58 inci maddesi hükümleri uygulanmaz...” hükmü, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “İsteklilerden 4734 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre istenecek belgeler” başlıklı 17’nci maddesinde “…17.5.1. Mesleki faaliyete ilişkin mahkumiyet kararının kapsamı: 17.5.1.1 Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından, asli veya feri ceza olarak, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 11, 25 ve 35 inci maddelerinde tanımlandığı şekliyle “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin süreli ya da süresiz mahkumiyet hâli, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. 17.5.1.2 İhale dışı bırakma, ancak yargı kararıyla “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat”la sınırlı olmak üzere uygulanabilir. 17.5.1.3 (Değişik: 19.06.2018-30453/m RG/ 2. Md.) Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerden alınacak adli sicil istatistik bilgilerini içeren belgeden veya gerekçeli mahkumiyet kararından yalnızca, “mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hâli”, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bu nedenle idarelerin, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendinin uygulamasında, mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurması gerekmektedir. 17.5.2. Süre: 17.5.2.1. İdarelerce isteklilerin haklarında mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde, (Ek ibare: 13.09.2019-30887 R.G./1. md., yürürlük:23.09.2019) son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak Mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarih esas alınacaktır. 17.5.2.2. 4734 sayılı Kanuna göre yapılan ihalelerde istekliler hakkında (Ek ibare: 13.09.2019-30887 R.G./1. md., yürürlük:23.09.2019) son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı mercilerince verilmiş mahkûmiyet kararı bulunması hâlinde, bu durumdaki isteklilerin 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale dışı bırakılmaları gerekmektedir. 17.5.3. Belgelerin temin edileceği yerler: 17.5.3.1. Yerli istekliler yönünden: 17.5.3.1.1. İsteklinin gerçek kişi olması hâlinde; (Ek ibare: 13.09.2019-30887 R.G./1. md., yürürlük:23.09.2019) son başvuru ve/veya ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetleri ile ilgili mahkumiyet kararına ilişkin belgeler Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alınacaktır. 17.5.3.1.2. İsteklinin tüzel kişi olması hâlinde; Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca; anonim şirket ise yönetim kurulu üyelerinin, limited şirket ise şirket müdürünün, yoksa ortaklarının tamamının, kolektif şirket ise ortakların tamamının, komandit şirkette komandite ortakların hepsinin, komanditer ortaklardan kendilerine şirketi temsil yetkisi verilmiş olan ortakların, kooperatiflerde yönetim kurulu üyelerinin Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bağlı birimlerden alacakları belgeler İdarelerce kabul edilecektir. Öte yandan, sermaye şirketinde yönetim kurulu üyesi veya limited şirket müdürü olmasa dahi şirketin idaresinde hakim etkisi bulunan ortak veya ortakların da 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca adli sicil kaydını ibraz etmeleri gerekmektedir…” açıklaması, İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın; a) Adı: MEHMET İRFAN GÜLER 6 INCH POMPAJ HATTI YAPIM İŞİ b) Türü: Yapım işi c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ç) Miktarı: YAKLAŞIK 20.000 METRE KAZI, 20.000 METRE GÜZERGAH AÇMA, 20.000 METRE 6" BORU MONTAJI. 20.000 METRE 48 CORE FİBEROPTİK KABLO TEMİN VE MONTAJI. Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: Şırnak ili Güçlükonak ilçesi Demirboğaz mevkinde bulunan Mehmet İrfan Güler Üretim sahası ile Narlıdere mevkinde bulunan dolum istasyonu arası” düzenlemesi, Anılan Şartname’nin “İhale dışı bırakılma ve yasak fiil veya davranışlar” başlıklı 10’uncu maddesinde “10.1. İsteklilerin, ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e), (g) ve (i) bentlerinde belirtilen durumlarda olmaması gerekmektedir. Anılan maddenin dördüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri hariç, bu durumlarında değişiklik olan istekli, İdareye derhal bilgi verecektir…” düzenlemesi, Aynı Şartname’nin “Sözleşmeye davet” başlıklı 36’ncı maddesinde “36.1. 4734 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde belirtilen sürenin bitimini, ön mali kontrol yapılması gereken hallerde ise bu kontrolün tamamlandığı tarihi izleyen günden itibaren üç gün içinde, ihale üzerinde bırakılan istekli EKAP üzerinden sözleşmeye davet edilir. Bu davet yazısında, tebliğ tarihini izleyen on gün içinde yasal yükümlüklerini yerine getirmek suretiyle sözleşmeyi imzalaması hususu bildirilir. Yabancı istekliler için bu süreye on iki gün ilave edilecektir.” düzenlemesi, Aynı Şartname’nin “Sözleşme yapılmasında isteklinin görev ve sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde “38.1. İsteklinin, sözleşmeye davet yazısının bildirim tarihini izleyen on gün içinde yasal yükümlülüklerini yerine getirerek sözleşmeyi imzalaması zorunludur. 38.2. Sözleşmeye davet edilen istekli tarafından, ihale tarihi itibarıyla mesleki faaliyetini mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak sürdürdüğüne ve ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığına dair belgeler ile sözleşme imzalanmadan önce sunulması gereken diğer belgeler, sözleşmeye davet yazısının tebliğ tarihini izleyen on gün içinde kesin teminatla birlikte EKAP üzerinden gönderilir, ayrıca diğer yasal yükümlülükler yerine getirilir. Sözleşme imzalanmadan önce sunulması gereken belgelerden EKAP’tan veya entegrasyonlar aracılığıyla erişilemeyenler, 7.7 nci madde hükümleri esas alınarak EKAP’a yüklenir. İhale üzerinde bırakılan yabancı istekli (ortak girişimlerde her bir yabancı ortak) tarafından kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi ya da sosyal güvenlik prim borçlarının bulunmadığına ilişkin belgeler de bu aşamada EKAP’a yüklenir. 38.3. İhale üzerinde bırakılan isteklinin ortak girişim olması hâlinde, ihale tarihi itibarıyla mesleki faaliyetini mevzuatı gereği ilgili odaya kayıtlı olarak sürdürdüğüne ve ihale tarihinde 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olmadığına ilişkin belgeleri her bir ortak ayrı ayrı sunmak zorundadır. … 38.6. Mücbir sebep halleri dışında, ihale üzerinde bırakılan isteklinin sözleşmeyi imzalamaması durumunda, geçici teminatı gelir kaydedilerek hakkında 4734 sayılı Kanunun 58 inci maddesi hükümleri uygulanır. Ancak, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında taahhüt altına alınan durumu tevsik etmek üzere sunulan belgelerin taahhüt edilen duruma aykırı hususlar içermesi hâlinde, geçici teminatı gelir kaydedilmekle birlikte, hakkında yasaklama kararı verilmez.” düzenlemesi yer almaktadır. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü Şırnak Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen “Mehmet İrfan Güler 6 Inch Pompaj Hattı Yapım İşi” ihalesinde, 11.05.2026 onay tarihli ihale komisyonu kararı ile ihalenin İsmail Acar - Yek Madencilik Hafriyat İnşaat Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi İş Ortaklığı üzerinde bırakıldığı, Hacı Mendes’in ise ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak belirlendiği, Söz konusu ihale kararı üzerine idarece ihale üzerinde bırakılan iş ortaklığına 02.06.2026 tarihli ve 1350 tebliğ sayılı “Sözleşmeye Davet” yazısının EKAP üzerinden tebliğ edildiği, Bunun üzerine, ihale üzerinde bırakılan iş ortaklığı tarafından idareye; kesin teminat mektubu, Kamu İhale Kurumu payı dekontu, Ticaret Sicili Müdürlüğünden alınan iflas konkordato belgeleri ve Ticaret ve Sanayi Odasınca düzenlenen ihale durum belgeleri ile adli sicil kaydı sorgulamasına ilişkin belgelerin sunulduğu, Yapılan incelemede pilot ortak İsmail Acar’ın herhangi bir adli sicil veya arşiv kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, ancak özel ortak Yek Madencilik Hafriyat İnşaat Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortaklarından Hanefi Ekinci adına düzenlenen 08.06.2026 tarihli Adli Sicil Kaydı Sorgulaması Belgesinde “YUKARIDA KİMLİK BİLGİLERİ BULUNAN KİŞİNİN ADLİ SİCİL KAYDI YOKTUR. YUKARIDA KİMLİK BİLGİLERİ BULUNAN KİŞİNİN ADLİ SİCİL ARŞİV KAYDI VARDIR. 1 C: 10289012023C624799656 01.09.2012 5237 85/2 62/1. SEYDİŞEHİR; ACM 62300 P. 21/10/2021 2020/101 2021/244 22/12/2022 2 Y: 10289012023Y1256874985 01.09.2012 5237 85/2. SEYDİŞEHİR; ACM 62300 P. 21/10/2021 2020/101 2021/244 21/11/2023” ifadesinin yer aldığı, Diğer ortak Kadir Fırat Özevin adına düzenlenen 08.06.2026 tarihli Adli Sicil Kaydı Sorgulaması Belgesinde de “YUKARIDA KİMLİK BİLGİLERİ BULUNAN KİŞİNİN ADLİ SİCİL KAYDI YOKTUR. YUKARIDA KİMLİK BİLGİLERİ BULUNAN KİŞİNİN ADLİ SİCİL ARŞİV KAYDI VARDIR. 1 C: 003302022C0033139 15.06.2017 5237SA 85/1 52/2 4 62 50/1 A. BUCAK;2.ASLCM 18200,00 AP. 23/02/2021 2018/405 2021/175 27/01/2022 2 Y: 003302022Y0026953 15.06.2017 5237SA 85/1 52/2 1 62 50/1 A. BUCAK;2.ASLCM 18200,00 PY 910G H. 23/02/2021 2018/405 2021/175 26/07/2022” ibarelerinin bulunduğu görülmüştür. İdarece, istekliler tarafından sunulan belgelerin tetkik edilmesinin ardından, 09.06.2026 tarihinde Şırnak Hukuk Müşavirliği bünyesinde görevli Hukuk Müşaviri Kasım Öktem’e bir e-posta gönderildiği, söz konusu e-postada; Yek Madencilik Hafriyat İnşaat Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklarının adli sicil belgelerinde arşiv kayıtlarının bulunduğunun belirtilerek, bu durumun sözleşme imzalanmasına engel teşkil edip etmediği hususunda değerlendirme talep edildiği, Kasım Öktem tarafından aynı gün cevap verildiği ve mevcut belgelerden şirket ortaklarının taksirle öldürme suçu nedeniyle oluşan mahkûmiyet hâlinin mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıkça anlaşılamadığı, bu nedenle bu suçun mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının teyidi için cezalara ilişkin gerekçeli mahkeme kararlarının ivedilikle istenmesi gerektiğinin bildirildiği, İdarenin 10.06.2026 tarihli e-postası üzerine Yek Madencilik Hafriyat İnşaat Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi Hanefi Ekinci'nin gerekçeli mahkeme kararlarını UYAP'tan indirerek idareye ibraz ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu mahkeme kararlarının incelenmesinin ardından idarece şirket ortakları Hanefi Ekinci ve Kadir Fırat Özevin’in mesleğinden kaynaklı olarak taksirle ölüme neden olma suçundan hüküm giydiği, kararın ihale tarihinden önceki son 5 yıl içerisinde kesinleştiği, bu nedenle istekli şirket ortaklarının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyme durumunun mevcut olduğu kanaatine varıldığı ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi ile Kamu İhale Genel Tebliği'nin 17.5.1.3., 17.5.2.2., 17.5.3.1.2 ve 17.6.3. maddeleri uyarınca bahis konusu iş ortaklığının ihale dışı bırakılması ve sunmuş olduğu geçici teminatın gelir olarak kaydedilmesi gerektiğine karar verildiği, Bu çerçevede 11.06.2026 tarihinde “Sözleşmenin İmzalanması Oluru” alınarak sözleşmenin ikinci sıradaki Hacı Mendes ile imzalanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Hanefi Ekinci'ye ilişkin Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/101 Esas ve 2021/244 Karar sayılı gerekçeli kararında, iddianın “01/09/2013 günü saat 20:15 sıralarında Mehmet Karaca'nın sevk ve idaresindeki 42 RH 096 plaka sayılı minibüsü ile içerisinde bulunan Fevzi Güzel, Hasan Uğurlu, Müşerref Kaya, Saliha Kaya, Ayşe Nur Kaya, Ali Ekici, Dilara Ekici, Zeynep Alara Ekici, Şerife Ekici, Sırma Kaya, Mahmut Kaya, Şevval Kaya, Şerife Kaya, Sema Nur Kaya, Mecit Kaya ile Kozlu Köyünden Gevrekli Kasabasındaki kına gecesine gitmek üzere Seydişehir istikametine seyir hâlinde iken, trafiğe kapalı ve yol çalışması olan Seydişehir-Konya Karayolunun 29. km. sine geldiğinde yol çalışması sırasında kazılan menfez çukuruna minibüsün düşmesi sonucu aracın alev aldığı ve maddi hasarlı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, araç şoförü Mehmet Karaca ve araç içerisinde bulunan Fevzi Güzel, Hasan Uğurlu, Müşerref Kaya'nın olay yerinde ölmeleri, olay yerinde yaralanan ve olay tarihinde sekiz aylık hamile olan Saliha Kaya'nın Konya Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği ve bu hastanede bebeği ile birlikte ölmesi, olay yerinden yaralı olarak Konya Eğitim Araştırma Hastanesine sevki yapılan Ayşe Nur Kaya'nın da bu hastanede ölmesi ve Ali Ekici, Dilara Ekici, Zeynep Alara Ekici, Şerife Ekici, Sırma Kaya, Mahmut Kaya, Şevval Kaya Şerife Kaya, Sema Nur Kaya ve Mecit Kaya'nın da adli raporlarında belirtildiği şekilde yaralanması olayı … kazanın meydana geldiği Konya Seydişehir Karayolu km 32+000-57+800 ve 70-100-86-250 arası yapım, bakımından ve trafik güvenliğinin sağlanmasından sorumlu yüklenici firmanın Yaşar Hafriyat İnş. Taah. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin olduğunun tespit edildiği, firmanın … ortağının şüpheli Hanefi Ekinci olduğu...” şeklinde belirtildiği, Anılan karardaki delillerin değerlendirilmesi, kabul ve gerekçe kısmının; “İddia, sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık ifadeleri, genel adli muayene raporları, ölü muayene ve otopsi tutanakları, ölüm belgeleri, olay yeri inceleme ve keşif tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, 07/09/2012 tarihli bilirkişi raporu, 11/02/2013 tarihli bilirkişi kurulu raporu, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 05/12/2014 tarihli raporu, İstanbul Teknik Üniversitesi trafik kürsüsünden oluşturulan bilirkişi heyetinin 06/04/2015 tarihli raporu birlikte değerlendirildiğinde, …, kazanın meydana geldiği Konya Seydişehir Karayolu km 32+000-57-800 ve 70-100-86+250 arası yapın, bakımından ve trafik güvenliğinin sağlanmasından sorumlu yüklenici firmanın Yaşar Hafriyat İnş. Taah. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin olduğunun tespit edildiği, … ortağının sanık Hanefi Ekinci, … , Konya Seydişehir Karayolunun 29. Km sinde devam eden yol bakım, onarımından ve denetiminden sorumlu olan sanıklar …, Hanefi Ekinci ve … dikkatsizlikleri ve tedbirsizlikleri sonucu birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdikleri Mahkememizce sabit kabul edilmiştir… sanıkların iddianameye konu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı hususunun tespiti amacıyla dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi kürsüsünden seçilecek uzmanlardan oluşacak bilirkişi heyetine tevdii amacıyla İstanbul Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne talimat yazılmış, bilirkişi heyeti raporunda, … Yaşar Hafriyat İnş. Taah. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Firmasının … ortağı sanık Hanefi Ekinci, Konya-Seydişehir Karayolunun km 32+000-57+800 ve 70-100086+250 arası yapım, bakımdan ve trafik güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olduğundan, kontrol ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediğinden kazada TALİ KUSURLU olduğu, …. Sonuç olarak sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit görülerek haklarında mahkumiyet hükmü kurulmuş, tali kusurlu oldukları heyetimizce kabul edilen sanıkların sabıkalarının ve dosyaya yansıyan olumsuz tavırlarının bulunmamasından ötürü TCK 50/4 delaletiyle TCK 50/1-a maddesi uygulanmıştır.” içeriğine sahip olduğu, Söz konusu hüküm kısmının ise “C- Sanık Hanefi EKİNCİ'nin birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçu yönünden açılan kamu davasında; 1- Sanığın sabit olan taksirle birden fazla kişinin ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 85/2. maddesi gereğince suç ve suçun işlenmesindeki sair özellikler, sanığın taksire dayalı kusurunun ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 10 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2- Sanığın sabıkasız geçmişi ve yargılama sürecinde gözlemlenen ve olumlu karşılanan hal ve davranışları lehine kabul edilerek cezası 5237 Sayılı TCK nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek SANIĞIN 8 YIL 6 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3- Sanığa verilen cezada başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına, 4- Sanık hakkında Taksirli suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla TCK 50/1a Maddesi uyarınca hükmolunan cezanın adli para cezasına çevrilerek neticeten 3115 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5- 5237 Sayılı TCK nun 52/2-3 maddesi gereğince sanığın şahsi ve ekonomik halleri göz önüne alınarak hükmedilen adli para cezasının günlüğü takdiren 20,00 TL üzerinden 1 gün karşılığı 20,00 TL adli para cezasına çevrilerek sonuç olarak 62300,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 6- Sanığın ekonomik ve sosyal durumuna göre adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi gereğince aylık eşit 24 taksitle tahsiline, taksitlerden birisi süresinde ödenmediği takdirde tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına, (ihtar edilemedi) 7- Sanığa verilen cezanın miktarı itibariyle sanık hakkında TCK 51, CMK 231 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına, 8- Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK 53/6 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına...” biçiminde düzenlendiği görülmüştür. Kadir Fırat Özevin’e ilişkin Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/405 Esas ve 2021/175 Karar sayılı mahkeme kararında, delillerin değerlendirilmesi, kabul ve gerekçe kısmının “15.06.2017 günü saat 16.10 sıralarında Burdur-Antalya Karayolu'nda trafiğe kapalı alanda yol asfaltlama çalışması yapıldığı esnada sanık Abdullah Korkmaz'ın sevk ve idaresindeki 06 ACL 424 plakalı kamyoneti ile trafiğe kapalı alanda geri geri seyrederken, yine çalışma alanında yol kenarına çakılı olan demir çubukları toplayan ve 06 ACL 424 plakalı kamyonetin kasasına koyan, yaya olarak bu işi yapan müteveffa Ahmet Çelebi'ye çarpması neticesinde ölümlü kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. … …İşyeri şantiye şefi sanık Kadir Fırat Özevin'in ise işyerinde işçilerini tam bir denetim ve gözetim altında çalıştırmadığı, çalışanların sağlık ve güvenliği için gerekli tedbirleri almadığı gerekli kişisel koruyucu donanımları temin etmediği, iş güvenliği eğitimleri vermediği ve çalışanlara güvenli bir çalışma ortamı temin etmediğinin kaza tespit tutanağı tanıklar beyanı, sanıklar savunması, bilirkişi raporu karşısında sabit olduğu böylece sanıklar Kadir Fırat Özevin ve … kazada asli kusurlu oldukları kanaatine varılarak taksire dayalı kusur durumu göz önüne alınmış ve üzerlerine atılı TCK 85/1 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle MAHKUMİYETLERİNE karar verilmiştir…” şeklinde aktarıldığı, Söz konusu hüküm kısmının ise “C- SANIK KADİR FIRAT ÖZEYİN HAKKINDA; 1- Sanığın üzerine atılı Taksirle Ölüme Neden Olma suçunu işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş şekli ile meydana gelen zarar, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, neticenin ağırlığı dikkate alınarak taktiren alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayini ile eylemine uyan TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2- Sanığın geçmişine, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranış biçimine cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerine binaen cezasında TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3- Sanık hakkında hapis cezasının miktarı dikkate alındığında CMK 231 VE TCK 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, 4- Sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre 5237 Sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca sanığa verilen 2 yıl 6 ay olan hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK'nın 52/2. maddesi dikkate alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL'den çevrilerek, sanığın neticeten (20x910) 18.200 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 5- Sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca sanıktan 24 eşit aylık taksitler hâlinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edilemedi) 6- Sanık hakkında TCK 53/ maddesinin uygulanmasına taktiren yer olmadığına...” ifadeleriyle tamamlandığı anlaşılmıştır. Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca; ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen isteklilerin ihale dışı bırakılacağı, gerekçeli mahkûmiyet kararından yalnızca "mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkumiyet hâli"nin 4734 sayılı Kanun'un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirileceği ve idarelerin bu bendin uygulamasında mahkumiyet kararlarının mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığını göz önünde bulundurmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan incelemede; uyuşmazlığa konu ihalenin tarihinin 30.04.2026 olduğu, özel ortak Yek Madencilik Hafriyat İnşaat Petrol Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklarından Hanefi Ekinci hakkında Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi kararı uyarınca verilen mahkûmiyet hükmünün 22.12.2022 tarihinde, diğer ortak Kadir Fırat Özevin hakkında Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararı uyarınca verilen mahkûmiyet hükmünün ise 27.01.2022 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla her iki ortağa ait adli sicil arşiv kaydına konu mahkûmiyet kararlarının da ihale tarihinden önceki son 5 yıllık yasal süre zarfı içerisinde yer aldığı görülmüştür. Şirket ortağı Hanefi Ekinci’ye ilişkin gerekçeli mahkeme kararı incelendiğinde; sanığın kazanın meydana geldiği Konya-Seydişehir Karayolu yapım, bakım ve trafik güvenliğinin sağlanması işini üstlenen yüklenici firma bünyesinde kontrol ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediği gerekçesiyle tali kusurlu olarak taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan mahkûm edildiği anlaşılmış olup, kamu yapım işinin yürütülmesi esnasındaki bu ihmal ve eylemlerinin mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan bir mahkûmiyet hâli niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Diğer şirket ortağı Kadir Fırat Özevin’e ilişkin gerekçeli mahkeme kararı incelendiğinde ise; sanığın Burdur-Antalya Karayolu’ndaki yol asfaltlama çalışmasında “işyeri şantiye şefi” olarak görev yaptığı esnada, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması ve işçileri gözetim altında çalıştırmaması nedeniyle meydana gelen ölümlü kazada asli kusurlu bulunarak taksirle ölüme neden olma suçundan mahkûm edildiği anlaşılmış olup, şantiye şefliği unvan ve görevinin getirdiği yasal yükümlülüklerin ihlaline dayanan bu durumun da mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan bir mahkûmiyet hâli niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda; her iki şirket ortağının adli sicil kayıtlarında yer alan mahkûmiyet hükümlerinin, ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı kesinleştiği değerlendirilerek, istekli iş ortaklığının 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale dışı bırakılması ve geçici teminatının gelir kaydedilmesi yönündeki idare işleminde mevzuata aykırılık görülmemiş ve başvuru sahibinin bu yöndeki iddiası yerinde bulunmamıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi hâlinde başvuru bedeli iade edilmez. Başvuru dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla hususa yer verilmesi hâlinde bu hususlar Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilir…” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin ileri sürdüğü iddiasında haklı bulunmadığı tespit edilmiş olup, Kanun’da öngörülen şekilde bir haklılık oranı oluşmamıştır. Bu nedenle, 4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafı uyarınca itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. B) İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 18’inci maddesi yönünden yapılan inceleme sonucunda herhangi bir aykırılık tespit edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere, Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine, Oybirliği ile karar verildi.

Bu idarenin ihalelerini, kazanan firmaları ve KİK geçmişini firma panelinde takip edin.

Ücretsiz hesap oluştur

Kaynak: Kamu İhale Kurumu. Bağlayıcı olan kararın resmî metnidir. Tüm KİK kararları