KİK Kararı 2026/UM.I-2287

Necmettin Erbakan Üniversitesi (Tıp Fakültesi Hastanesi) · 02.09.2026

Karar no2026/UM.I-2287
Karar tarihi02.09.2026
Sonuçİhalenin iptali · Oybirliği
Başvuru sahibiSıemens Healthcare Sağlık A.Ş.
İhaleyi yapan idareNecmettin Erbakan Üniversitesi (Tıp Fakültesi Hastanesi)
Başvuruya konu ihale2026/1263906 İhale Kayıt Numaralı "BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ CİHAZI (BT) ALIMI" İhalesi
Alım türüMal

Kararın resmî sayfası (EKAP) ↗

Karar metni

KAMU İHALE KURULU KARARI Toplantı No: 2026/034 Gündem No: 24 Karar Tarihi: 02.09.2026 Karar No: 2026/UM.I-2287 Mahkeme Kararları Toplam: 0 Bağlı mahkeme kararı bulunmamaktadır. Toplantıya Katılan Üyeler BAŞVURU SAHİBİ: Siemens Healthcare Sağlık A.Ş. , İHALEYİ YAPAN İDARE: Necmettin Erbakan Üniversitesi (Tıp Fakültesi Hastanesi) , BAŞVURUYA KONU İHALE: 2026/1263906 İhale Kayıt Numaralı “ Bilgisayarlı Tomografi Cihazı (Bt) Alımı ” İhalesi KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME: Necmettin Erbakan Üniversitesi (Tıp Fakültesi Hastanesi) tarafından 10.08.2026 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “ Bilgisayarlı Tomografi Cihazı (Bt) Alımı ” ihalesine ilişkin olarak Siemens Healthcare Sağlık A.Ş. nin 27.07.2026 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 29.07.2026 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 07.08.2026 tarih ve 222217 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 07.08.2026 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. Başvuruya ilişkin olarak 2026/1982 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir. KARAR: Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi. İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, ihale dokümanında yer alan düzenlemelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5’inci ve 12’nci maddelerine aykırılık teşkil ettiği, verimlilik ve fonksiyonelliği sağlamadığı, rekabeti engellediği; Teknik Şartname’nin bilgisayar sistemi ve operatör konsoluna yönelik düzenlemeleri teknik olarak farklı nitelikteki çözümleri eşdeğer kabul edecek şekilde düzenlendiği ve bu nedenle ihalede verimlilik ve fonksiyonellik ilkelerinin ihlal edildiği, şöyle ki; 1) Teknik Şartname’nin 28.07.2026 tarihli zeyilname ile değiştirilen “4. Bilgisayar Sistemi ve Operatör Konsolu” başlıklı bölümünün 4.23.2. maddesi çerçevesinde, isteklilerden, ürün portföylerinde bulunan tek taramada veya iki tarama ile elde edilen dual enerji çekim metotları için gerekli yazılım ve donanımların istendiği, ancak iki yollu dual enerji (two path dual enerji) yöntemi veya spin spin dual enerji çekimlerinin yapılması veya tek tüp tek dedektör ile aynı bölgenin iki farklı enerji seviyesi (kV) vererek dual enerji çekimi yapılabilmesi veya Seguential Dual Energy (Birbirini Takip Eden İkili Enerji) tekniklerinin geleneksel olarak aynı anatomik bölgenin iki ayrı tarama ile farklı tüp gerilimlerinde görüntülenmesi esasına dayandığı, bu yaklaşımların, iki tarama arasında oluşabilecek hasta hareketleri ve anatomik uyumsuzluklar nedeniyle görüntü kayıt hatalarına yol açabildiği, ayrıca tarama süresini uzatarak klinik iş akışını olumsuz etkileyebildiği, Ayrıca, hastanın iki kez art arda taranacağı için tek tarama spektral/dual enerji yöntemlerine kıyasla daha yüksek toplam radyasyona maruz kalacağı ve doz optimizasyonunun sağlandığı, güncel radyasyon güvenliği yaklaşımı olan ALARA (As Low As Reasonably Achievable) prensibi gereğince, aynı tanısal bilginin tek taramada elde edilebildiği durumlarda hastanın gereksiz ilave radyasyona maruz bırakılmaması gerektiği, Buna karşın, ilgili maddede iki tarama spektral/dual enerji yöntemlerine ek olarak istenen ve “veya” bağlacı ile talep edilen TwinBeam “tek çekim ile çok hızlı kVp değiştirme özelliği (360 derecelik rotasyonda en az 64 kez ultra hızlı kVp değiştirme) veya tek çekimde organ efektif mA modülasyonlu kVp değiştirme metodu veya dual layer sandviç dedektör” teknolojilerinde tek bir rotasyonda eş zamanlı düşük ve yüksek enerjili verilerin elde edilmesinin sağlandığı, böylece, iki taramanın dual enerji yönteminde görülebilen zamansal uyumsuzlukları azalttığı, hareket artefaktlarını en aza indirdiği ve anatomik eşleşme doğruluğunu arttırdığı, tek taramada spektral/dual enerji verisinin elde edilmesinin, özellikle hareketli organların görüntülenmesinde ve kontrastlı incelemelerde daha güvenilir materyal ayrıştırma sonuçları sunarken, hasta konforunu ve klinik verimliliği de artırdığı, bu nedenle tek tarama ile spektral/dual enerji yöntemleri ile 16 kesit bilgisayarlı tomografi sistemlerinde dahi yapılabilecek geleneksel iki tarama yöntemi elde edilen spektral/dual enerji verilerinin aynı anda talep edilmesinin haksız rekabete yol açtığı, Tek taramada spektral/dual enerji elde eden sistemler ile birbirini takip eden iki ayrı tarama sonucunda veri oluşturan sistemlerin; veri toplama yöntemi, zamansal çözünürlük, hareket artefaktlarına duyarlılık, materyal ayrıştırma performansı ve klinik kullanım özellikleri bakımından teknik olarak birbirinin muadili olmadığı, buna rağmen her iki teknolojinin aynı teknik yeterlilik maddesinde "veya" bağlacı ile eşdeğer kabul edilmesinin, teknik üstünlüğü bulunan sistemlerin avantajını ortadan kaldırdığı ve teknik şartnamenin verimlilik ve fonksiyonellik ilkeleri ile bağdaşmadığı, Sonuç olarak, tek taramada spektral/dual enerji verisi üreten sistemler ile iki ayrı tarama sonucunda veri oluşturan sistemlerin teknik ve klinik açıdan aynı performansı sunmadığı, buna rağmen bu teknolojilerin aynı teknik şart maddesinde "veya" bağlacı ile alternatif olarak düzenlenmesinin, teknik olarak eşdeğer olmayan çözümlerin eşdeğer kabul edilmesi sonucunu doğurduğu, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine aykırılık taşıdığı, 2) Teknik Şartname’nin 28.07.2026 tarihli zeyilname ile değiştirilen “4. Bilgisayar Sistemi ve Operatör Konsolu” başlıklı bölümünün 4.23.3’üncü maddesi çerçevesinde, Teknik Şartnamede talep edilen analizlerin tamamının “spektral/dual enerji klinik uygulamaları” kapsamında düzenlendiği, ancak devamında yer verilen "firmaların bu klinik çıktıları sağlayan muadili/eşdeğer fonksiyonel yazılım paketleri" ibaresi ile spektral/dual enerji teknolojisine sahip olmayan sistemlerin de yalnızca yazılımsal iki tarama ve post-processing yöntemleriyle aynı şartı sağladığının kabul edilmesine imkân tanındığı, oysa spektral/dual enerji görüntüleme tekniklerinin, tek taramada aynı anatomik bölgeye ait farklı enerji spektrumlarında elde edilen ham görüntü verilerinden materyal ayrıştırması yapan fiziksel görüntüleme yöntemi olduğu, iyot haritalama, sanal kontrastsız görüntüleme, elektron yoğunluğu, etkin atom numarası ve materyal karakterizasyonu gibi analizleri doğrudan enerji bağımlı attenüasyon verilerine dayandırdığı, Ayrıca, eşdeğer kabul edilecek fonkiyonel tarama/yazılım çözümlerinin hangi veri kaynağını kullanacağı, hangi asgari fonksiyonları sağlayacağı, tek veya iki akuzisyonla çalışmasının önem taşıyıp taşımadığı ve eşdeğerliğinin muayene/kabul aşamasında nasıl doğrulanacağının belirlenmediği, Nitekim Teknik Şartname düzenlemelerinin yalnızca teklif aşamasında değil, muayene-kabul aşamasında da bütün isteklilere aynı biçimde uygulanabilir olması gerektiği, mevcut düzenlemeye göre muayene-kabul komisyonunun; bir subtraction görüntüsünü hangi ölçütle materyal bazlı iyot haritasına eşdeğer sayacağı, akciğer spektral perfüzyon haritasında iki akuzisyon arasındaki nefes ve hareket uyumsuzluğunu nasıl test edeceği, prekontrast ve postkontrast akuzisyonların toplam dozunu nasıl değerlendireceğinin belirtilmediği, İdarenin bu kriterleri sonradan ve tekliflerin değerlendirilmesi veya muayene/kabul aşamasında belirlemesinin uygun olmadığı, isteklilerin teknik ve mali tekliflerini aynı şartlar altında hazırlayabilmesi için esaslı teknik yükümlülüklerin ihale dokümanında önceden açıkça düzenlenmesi gerektiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine aykırılık taşıdığı, 3) Teknik Şartname maddelerinin yalnızca Canon firmasında bulunan “subtraction yöntemi”ne avantaj sağladığı, söz konusu özelliğin hem tek marka/modele işaret ettiği hem de verimlilik ve fonksiyonellik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, Spektral/dual enerji yöntemine ek olarak ilgili maddeye eklenen “firmaların bu klinik çıktıları sağlayan muadili/eşdeğer fonksiyonel yazılım” ibaresinin, sadece Canon firmasında bulunan “subtraction yöntemi”’ne avantaj sağladığı, bu yöntemin farklı zamanlarda çekilen kontrastlı ve kontrastsız görüntüler arasında yapılan yoğunluk farkı hesaplamasına dayanan bir görüntü işleme tekniği olduğu, bu yöntemde spektral/dual enerji verisinin elde edilemediği, materyallerin enerjiye bağlı zayıflatma karakteristiklerine göre ayrıştırılmadığı ve spektral/dual enerji görüntülemenin sunduğu fiziksel veri seti oluşturulamadığı, dolayısıyla subtraction yöntemi ile elde edilen sonuçların, spektral/dual enerji görüntüleme yöntemlerinden elde edilen analizlerle teknik olarak eşdeğer kabul edilmesinin mümkün olmadığı, şöyle ki; Subtraction yönteminde ayrıca tek bir tarama verisinin yalnızca yazılımsal olarak işlenmesiyle oluşturulmadığı, yöntemin çalışabilmesi için aynı anatomik bölgenin prekontrast ve postkontrast olmak üzere iki ayrı akuzisyonla görüntülenmesi gerektiği, subtraction yöntemindeki prekontrast maske taraması, hastaya ışın uygulanmadan gerçekleştirilen bir post-processing işlemi olmadığı, ikinci akuzisyon bağımsız bir X-ışını ekspojuru olduğu ve hastanın toplam radyasyon maruziyetine eklendiği, Tek kontrastlı akuzisyonda spektral/dual enerji verisi elde eden bir sistemde akciğer iyot veya perfüzyon haritası oluşturmak için ayrıca prekontrast maske taraması yapılmasının zorunlu olmadığı, subtraction yönteminde ise prekontrast ve postkontrast görüntüler yöntemin zorunlu girdileri olduğu, prekontrast taramanın düşük dozla gerçekleştirilmesi, bu taramanın toplam maruziyete eklenmediği anlamına gelmeyeceği, toplam radyasyon maruziyetinin her iki akuzisyonun toplamından meydana geldiği, Bu farklılığın takip incelemelerinde daha da önem kazandığı, Pulmoner emboli, kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon, onkolojik hastalıklar veya vasküler takip nedeniyle incelemenin tekrarlanması hâlinde her kontrolde prekontrast ve postkontrast taramaların yeniden yapılacağı, böylece ilave maske taramasının dozu her incelemede hastanın kümülatif radyasyon maruziyetine yeniden ekleneceği, İlgili maddede iki akuzisyonun toplam CTDIvol ve DLP sınırı, ilave maske taramasının kabul edilebilir doz katkısı, aynı klinik görev ve karşılaştırılabilir görüntü kalitesindeki toplam doz kriteri, dozun muayene-kabul aşamasında nasıl doğrulanacağının belirtilmediği, bu nedenle yöntemlerin radyasyon güvenliği bakımından hangi ölçütlerle eşdeğer sayılacağının objektif olarak değerlendirilemediği, Ayrıca, ilgili maddenin (e) bendinde istenen akciğer görüntülenmesini değerlendirildiğinde; subtraction yöntemi ile akciğer görüntülemesinde prekontrast ve postkontrast taramalardan elde edilen iki ayrı veri seti sonradan birbirine eşleştirildiği ve görüntüler arasındaki yoğunluk farkının hesapladığı, akciğerin hareketsiz bir organ olmadığı, iki ayrı nefes tutma arasında akciğer hacmi, diyafram seviyesi, bronşların konumu, pulmoner damarların geometrisi, parankim yoğunluğu ve kalp çevresindeki yapıların konumunun değişebildiği, bu değişikliklerin yalnızca hastanın bütün olarak yer değiştirmesi şeklinde değil, akciğerin farklı bölgelerinde farklı yön ve büyüklüklerde oluşan nonrijit anatomik deformasyonlar şeklinde gerçekleştiği, subtraction yöntemi ile akciğer çekiminde iki akuzisyon arasındaki hareketin bulunmaması veya telafi edilmesi gerektiği; hareket düzeltme yönteminin büyük teknik zorluğu olduğunun bilindiği, akciğer hacmi, diyafram konumu veya kardiyak pulsasyonun iki tarama arasında belirgin farklılık göstermesi hâlinde kayıt işleminden sonra dahi hareket artefaktları oluşabildiği, deformable registration algoritmalarının iki görüntü arasındaki farklılıkları azaltabileceği, ancak farklı zamanlarda ve ayrı solunum fazlarında elde edilmiş iki veri setini fiziksel olarak aynı anda toplanmış tek bir veri seti haline getiremeyeceği, Pulmoner emboli şüphesi bulunan hastaların sıklıkla dispneik, taşipneik, hipoksik, ağrılı veya nefes tutma komutuna uyumu sınırlı hastalar olduğu, bu nedenle akciğer perfüzyon değerlendirmesine en fazla ihtiyaç duyulan hasta grubunda iki ayrı taramada aynı inspiryum seviyesinin tekrarlanmasının her zaman mümkün olmadığı, Tek taramada spektral/dual enerji pulmoner BT anjiyografide pulmoner arter anatomisi, embolik dolum defekti ve parankimal iyot dağılımı aynı kontrastlı akuzisyondan oluşturulabileceği, böylece morfolojik pulmoner anjiyografi ile iyot veya perfüzyon haritası aynı solunum ve kontrast fazındaki veri setinden elde edileceği, Subtraction yönteminin belirli olgularda yardımcı görüntü üretebilmesinin mümkün olduğu, ancak iki ayrı nefes tutmasına ve sonradan yapılan görüntü eşleştirmesine bağımlı bir yöntemle, aynı kontrastlı akuzisyondan anatomik ve spektral sonuç üreten yöntem hareket duyarlılığı ve anatomik kayıt güvenilirliği bakımından kendiliğinden eşdeğer kabul edilemeyeceği, Gerçek spektral/dual enerji çekiminin, birbirini takip eden iki ayrı akuzisyona dayanan subtraction yazılımı ve buna benzer muadil yöntemlerin ürettiği farklı nitelikteki sonuçların; toplam radyasyon dozu, hareket duyarlılığı, anatomik kayıt doğruluğu, kantifikasyon, sanal monoenerjetik görüntüleme ve muayene-kabul kriterleri açıkça tanımlanmadan teknik ve fonksiyonel olarak eşdeğer kabul edilemeyeceği, Farklı teknolojilere izin verilmesinin tek başına rekabet ve fırsat eşitliği sağlandığını göstermeyeceği, gerçek rekabetin, bütün isteklilerin idarenin belirlediği aynı asgari klinik ve teknik ihtiyacı objektif, ölçülebilir ve eşit uygulanabilir kriterler üzerinden karşılamasıyla mümkün olduğu, Ayrıca Canon firmasının ürün portföyünde “tek taramada kVp değiştirme” esasına dayanan gerçek spektral/dual enerji görüntüleme teknolojisi de bulunmasına rağmen, teknik şartnamenin mevcut düzenlemesi ile spektral/dual veri üretmeyen yalnızca yazılımsal subtraction yaklaşımının da yeterli kabul edilmesinin, spektral görüntüleme teknolojisine yatırım yapan üreticiler aleyhine, yalnızca yazılımsal çözümler sunan sistemler lehine rekabet avantajı oluşturduğu, Nitekim söz konusu teknik düzenlemeye yalnızca kendilerinin değil, GE Healthcare ve Türk Philips gibi farklı üreticilerin de şikayet başvurusunda bulunduğu, şikayet başvurularında ilgili maddenin bentlerde yer alan uygulamalarının tamamını karşılayamadıklarının belirtildiği, değişiklik talep edildiği, ancak idarenin değişiklik taleplerini reddettiği, ayrıca bahsi geçen istekli olabileceklerin 28.07.2026 tarihli zeyilnamenin akabinde de aynı maddeye yönelik şikayetlerini tekrar ettiği, kurum tarafından taleplerin bir kez daha hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiği, Bu durumun, şartnamenin belirli bir teknoloji yerine teknik olarak eşdeğer olmayan yöntemleri aynı kapsamda değerlendirdiğini ve bu nedenle rekabeti daraltıcı sonuçlar doğurduğu, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine aykırılık taşıdığı, 4) Teknik Şartname’nin “Eğitim, Garanti ve Teknik Servis” başlıklı 13’üncü maddesinde garanti sonrası bakım ve onarım hizmeti ücretlerinin döviz üzerinden belirlenmemesinin ihalelerde belirlilik, öngörülebilirlik ve eşit muamele ilkelerine aykırılık taşıdığı, şöyle ki; anılan maddede “(…)Cihazın garanti sonrası yedek parça dahil veya hariç bakım onarım hizmeti ücretlerinin değerlendirilmesinde ihale günü T.C Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanan bedeli üzerinden veya TUİK tarafından açıklanan Yİ-UFE fiyat endeksleri üzerinden güncellenecektir. İdare her iki güncelleme seçeneğinden kendi seçtiği seçeneği tercih ederek hesaplama yapmakta serbesttir.(…)” düzenlemesinin yer aldığı, ihale dokümanında garanti sonrası bakım ve onarım hizmeti ücretlerinin güncellenmesi bakımından iki farklı yönteme yer verildiği, bunun yanında hangi yöntemin uygulanacağının tamamen idarenin takdirine bırakıldığı, ancak bu seçimin hangi objektif ölçütlere göre yapılacağının düzenlenmediği, ihale dokümanının teklif hazırlama sürecinin temelini oluşturduğu dikkate alındığında, isteklilerin maliyet hesaplarını hangi güncelleme esasına göre yapacaklarını ihale tarihinde öngörebilmelerinin gerektiği, güncelleme yönteminin alternatifli olarak düzenlenmesi ve idareye herhangi bir objektif kritere bağlı olmaksızın seçim yetkisi tanınmasının, ihale dokümanının öngörülebilirlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmadığı, diğer taraftan, ihale konusu cihazın yurt dışı menşeli olduğu ve garanti sonrası bakım, onarım ve yedek parça maliyetlerinin ağırlıklı olarak döviz cinsinden oluştuğu, bu nedenle söz konusu maliyetlerin döviz kuru yerine Yİ-ÜFE esas alınarak güncellenmesinin, maliyet yapısıyla uyumlu olmayabileceği, ayrıca garanti sonrası hizmetlerin ekonomik sürdürülebilirliği bakımından da öngörülebilirliğini azalttığı, Bu çerçevede, garanti sonrası bakım ve onarım hizmeti ücretlerinin güncellenmesine ilişkin düzenlemenin açık ve objektif bir yönteme bağlanması gerektiği, idareye iki farklı yöntem arasında serbest seçim yetkisi tanınmasının, 4734 sayılı Kanun'un 5'inci maddesinde düzenlenen saydamlık, eşit muamele ve rekabet ilkeleri ile 12'nci maddesinde öngörülen belirlilik ve objektiflik esaslarıyla bağdaşmadığı, 5) Sözleşme Tasarısı’nın “Garanti ve bakım, onarım” başlıklı 16.7’nci maddesi kapsamında düzenlenen 16.7.2.1. maddesinin ihale konusu malın niteliği ile bağdaşmadığı ve ihalede kaynakların verimli kullanılması ve ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ilkesine aykırılık teşkil ettiği, Anılan madde kapsamında “Malın tamir süresi en fazla 2 iş günüdür. Bu süre mala ilişkin arızanın yükleniciye veya yetkili servise bildirildiği tarihinden başlar. Malın arızasının 12 iş günü içerisinde giderilememesi halinde yüklenici tamir sonuna kadar benzer özelliklere sahip başka bir malı idareye tahsis eder.” düzenlemesinin yer aldığı, Anılan düzenleme ile arızanın belirli bir süre içerisinde giderilememesi hâlinde yükleniciye, tamir süresi sonuna kadar benzer özelliklere sahip ikame cihaz tahsis etme yükümlülüğünün getirildiği, ancak ihale konusu sistemlerin, seri üretim niteliğinde olmayıp sipariş üzerine üretilen, yüksek teknoloji içeren ve maliyetleri oldukça yüksek cihazlardan oluştuğu, bu nedenle, yüklenicilerin ihale konusu cihazlarla aynı teknik özellikleri taşıyan ikinci bir sistemi yalnızca olası arıza hâllerinde kullanılmak üzere hazır bulundurmalarının fiilen ve ekonomik açıdan makul olmadığı, Ayrıca, bazı bakım-onarım işlemlerinde yedek parça temini gerekmekte iken, bazı işlemlerde yedek parça gerekmeksizin arızanın giderilebildiği, anılan maddede, arızanın yedek parça temini gerektirip gerektirmemesine göre tamir süresinin öngörülmesi talebinde bulunulmuşsa da idarece taraflarına 29.07.2026 tarihinde tebliğ edilen şikayete cevap yazısında söz konusu taleplerinin reddedildiği, Söz konusu düzenlemenin, ihale konusu işin niteliği ve piyasa koşulları dikkate alınmaksızın bütün istekliler bakımından yerine getirilmesi güç bir yükümlülüğü öngördüğü, bu durumun, özellikle yüksek teknolojiye sahip görüntüleme sistemlerini temin eden isteklilerin ihaleye katılımını güçleştirebilecek nitelikte olduğu ve rekabetin daralmasına neden olabilecek sonuçlar doğurduğu, İhale dokümanında, ihale konusu malın teknik özellikleri ve piyasa gerçekleri dikkate alınarak daha uygulanabilir ve rekabeti daraltmayacak bir düzenlemeye yer verilmesi gerektiği, 6) Sözleşme Tasarısı’nın 44.1. maddesi cihazın bakım ve onarımının üçüncü kişilere yaptırılmasına imkan tanıyan düzenlemenin yüklenicinin garanti sorumluluğunu belirsizleştirdiği, Anılan maddede “ÜTS’ye (Ürün Takip Sistemi) kayıtlı olmayan veya kodu doğru verilmeyen barkod numaraları nedeniyle kurumun zarara uğraması durumunda, bu zarar yükleniciden tahsil edilecektir. Satın alınan Tıbbi cihazla ilgili bakım onarım ihtiyacı duyulması halinde garanti süresi içinde satışı yapan yüklenici 2 (İki) yıl süreli garantiye istinaden bakımını 2 (iki) iş günü içerisinde üretici veya ithalatçı firmaya yaptıracaktır. Yükleniciye ulaşılmaması halinde idare tarafından ithalatçı veya imalatçı firmaya ulaşılacak ve cihazın tamir ve bakımı sağlanacaktır. Yüklenici, imalatçı veya ithalatçıya ulaşılamaması halinde cihazın bakım ve onarımını idare tarafından piyasadaki servislere yaptırılıp bedeli yüklenicinin idaredeki kesin teminatından karşılanacaktır. Teminatın yetersiz kalması durumunda yüklenicinin idaredeki diğer alacaklarından kesilmek suretiyle karşılanacak veya yasal yollarla tahsil edilecektir. Cihazda veya cihazın kullanımından (kullanıcı hataları hariç) kaynaklanan idareye, personele, çevreye ve üçüncü kişilere verilebilecek her türlü zararların (radyasyon, yangın, elektrik kaçağı v.b.) sorumluluğu garanti süresi boyunca yükleniciye aittir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme ile garanti süresi içerisinde bakım ve onarım hizmetinin, yüklenici dışında ithalatçı, imalatçı veya piyasada faaliyet gösteren üçüncü kişiler tarafından yerine getirilmesine imkân tanındığı, ancak söz konusu düzenlemede, üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilecek müdahalelerin garanti kapsamına etkisi, bu müdahalelerden doğabilecek teknik ve hukuki sorumluluğun hangi tarafa ait olacağı ile bakım ve onarım işlemlerinin hangi usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirileceğine ilişkin herhangi bir belirlemeye yer verilmediği, Garanti süresi boyunca cihazın bakım ve onarımına üçüncü kişiler tarafından müdahale edilmesi, garanti yükümlülüğünün kapsamı ve sorumluluk zinciri bakımından belirsizlik yaratabilecek nitelikte olduğu, özellikle cihaz üzerinde birden fazla kişi veya kuruluş tarafından işlem yapılması hâlinde, sonradan ortaya çıkabilecek arıza ve zararların hangi müdahaleden kaynaklandığının tespitinin güçleşeceği, bu durum taraflar arasında sorumluluğun belirlenmesinin de zorlaşacağı, Öte yandan, yüklenici dışında üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen bakım ve onarım işlemlerine ilişkin bedellerin doğrudan yüklenicinin kesin teminatından veya diğer alacaklarından tahsil edileceğinin düzenlenmesinin de yüklenicinin sorumluluğunun kapsamı ve uygulanacak usul bakımından hukuki belirlilik ilkesini zedeleyeceği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin garanti sorumluluğunu belirsizleştirmesi ve sözleşmenin uygulanması aşamasında taraflar arasında uyuşmazlıklara yol açabilecek nitelikte olması nedeniyle mevzuata aykırılık teşkil ettiği, 7) Sözleşme Tasarısı’nın 44.3. maddesinde yedek parça teminine yönelik ücretlerin TL bazında belirlenmesin ihale konusu malın niteliği ile bağdaşmadığı, anılan maddede “a. Firma 2 (İki) yıllık garanti süresi dolduktan sonra en az teknik şartnamede belirtilen süre kadar, teknik şartnamede belirtilmediyse 8 (Sekiz) yıl, yedek parça ve servis hizmeti sağlayacaktır. Tüm yedek parça dahil (vakumlu/vakumla çalışan parçalar, tüpler, amorf kristal panel, sarf malzemeleri ve sistem aksesuarları hariç) yıllık periyodik bakım ve onarım: Sistem satın alma bedelinin %6 'sı kadar olup bu bedeli geçemez. Tüm yedek parça dahil (vakumlu/vakumla çalışan parçalar, tüpler, amorf kristal panel, sarf malzemeleri ve sistem aksesuarları dahil) yıllık periyodik bakım ve onarım: Sistem satın alma bedelinin %12 'si kadar olup bu bedeli geçemez. Parça hariç yıllık periyodik bakım ve onarım: Sistem satın alma bedelinin %3'ü kadar olup bu bedeli geçemez. İlgili garanti taahhütleri istekli tarafından malın teslimi sırasında muayene kabul komisyonuna teslim edilecektir.” düzenlemesinin yer aldığı, İhale konusu cihazların yurt dışı menşeili olduğu, garanti süresi sonrasında temin edilecek yedek parçalar ile bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin maliyetlerin büyük ölçüde döviz cinsinden oluştuğu, buna karşın sözleşme tasarısında bakım-onarım ve yedek parça bedellerinin yalnızca Türk Lirası esas alınarak sınırlandırılmasının, söz konusu maliyetlerin ekonomik gerçekliği ile uyumlu olmadığı, İhale dokümanında düzenlenen bakım ve onarım hizmeti yükümlülüğünün, garanti süresinin sona ermesinden sonra uzun yıllar boyunca devam edecek bir edimi kapsadığı, bu nedenle, döviz cinsinden oluşan maliyetlerin uzun yıllar boyunca yalnızca Türk Lirası üzerinden sabit esaslara göre yürütülmesinin, isteklilerin sağlıklı maliyet hesabı yapmalarını güçleştirebileceği gibi, bakım ve onarım hizmetlerinin sürdürülebilirliği bakımından da belirsizlik yaratabileceği, Bu çerçevede, garanti sonrası bakım ve onarım ile yedek parça teminine ilişkin ücretlerin, ihale konusu malın maliyet yapısı gözetilmeksizin yalnızca Türk Lirası esas alınarak belirlenmesinin, isteklilerin gerçek maliyetlerini tekliflerine yansıtmalarını güçleştirdiği ve ihale konusu işin sürdürülebilir şekilde yerine getirilmesini olumsuz etkileyebilecek nitelik taşıdığı, bu durumun, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 5'inci maddesinde düzenlenen ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleriyle bağdaşmadığı, söz konusu düzenlemenin garanti sorumluluğunu belirsizleştirmesi ve sözleşmenin uygulanması aşamasında taraflar arasında uyuşmazlıklara yol açabilecek nitelikte olması nedeniyle ihale mevzuatına aykırılık teşkil ettiği iddialarına yer verilmiştir. Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. 1) Başvuru sahibinin 1, 2 ve 3’üncü iddiasına ilişkin olarak: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” hükmü, Anılan Kanun’un “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “…İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak, rekabeti engelleyici hususlar içermeyecek ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlayacaktır. Teknik şartnamelerde, varsa ulusal ve/veya uluslararası teknik standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenlemeler de yapılır. Bu şartnamelerde teknik özelliklere ve tanımlamalara yer verilir. Belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilmeyecektir…” hükmü, Anılan Kanun’un “İhale dokümanında değişiklik veya açıklama yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde “İlân yapıldıktan sonra ihale dokümanında değişiklik yapılmaması esastır. Değişiklik yapılması zorunlu olursa, bunu gerektiren sebep ve zorunluluklar bir tutanakla tespit edilerek önceki ilânlar geçersiz sayılır ve iş yeniden aynı şekilde ilân olunur. Ancak, ilân yapıldıktan sonra, tekliflerin hazırlanmasını veya işin gerçekleştirilmesini etkileyebilecek maddi veya teknik hatalar veya eksikliklerin idarece tespit edilmesi veya isteklilerce yazılı olarak bildirilmesi halinde, ihale dokümanında değişiklikler yapılabilir. Yapılan bu değişikliklere ilişkin ihale dokümanının bağlayıcı bir parçası olan zeyilname, son teklif verme gününden en az on gün öncesinde bilgi sahibi olmalarını temin edecek şekilde ihale dokümanı alanların tamamına gönderilir. Zeyilname ile yapılan değişiklikler nedeniyle tekliflerin hazırlanabilmesi için ek süreye ihtiyaç duyulması halinde, ihale tarihi bir defaya mahsus olmak üzere en fazla yirmi gün zeyilname ile ertelenebilir. Zeyilname düzenlenmesi halinde, teklifini bu düzenlemeden önce vermiş olan isteklilere tekliflerini geri çekerek, yeniden teklif verme imkanı sağlanır…” hükmü, Anılan Kanun’un “Kuruma itirazen şikayet başvurusu” başlıklı 56’ncı maddesinde “İdareye şikayet başvurusunda bulunan veya idarece alınan kararı uygun bulmayan aday, istekli veya istekli olabilecekler tarafından 55 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen hallerde ve sürede, sözleşme imzalanmadan önce itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilir. İhalenin iptaline ilişkin işlem ve kararlardan, sadece şikayet ve itirazen şikayet üzerine alınanlar itirazen şikayete konu edilebilir ve bu kararlara karşı beş gün içinde doğrudan Kuruma başvuruda bulunulabilir. Kurum itirazen şikayet başvurularını başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği açılarından inceler. İdare tarafından şikayet veya itirazen şikayet üzerine alınan ihalenin iptal edilmesi işlemine karşı yapılacak itirazen şikayet başvuruları ise idarenin iptal gerekçeleriyle sınırlı incelenir.” hükmü, Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Teknik şartname” başlıklı 14’üncü maddesinde “(1) Alınacak malın teknik kriterleri ve özellikleri, ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamede düzenlenir. Teknik kriterlerin ve özelliklerin, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve fırsat eşitliğini sağlaması zorunludur. Bu şartnamelerde yerli malı teklif edilmesini engelleyici düzenlemelere yer verilemez. (2) Teknik şartnamede, varsa ulusal standart ve dengi uluslararası standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenleme yapılabilir. Ancak ulusal standardın bulunmaması durumunda sadece uluslararası standart esas alınarak düzenleme yapılabilir. (3) Teknik şartnamede, belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilemez. Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmadığı veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmadığı hallerde, “veya dengi” ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir. (4) Teknik şartnamede, alım konusu malın ambalajlanması ve etiketlenmesi ile kullanım kılavuzuna yönelik düzenleme yapılabilir. (5) Teknik şartnamede, alım konusu malın montajı ve satış sonrası servisi ile yedek parçasının sağlanmasına yönelik düzenleme yapılabilir. (6) Teknik şartnamenin hazırlanmasında, ürünlere ilişkin teknik mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasına dair mevzuat göz önünde bulundurulmalıdır. (7) Teknik şartnamede yapılacak düzenlemelerin, ön yeterlik şartnamesinde veya idari şartnamede ihaleye katılımda yeterlik kriteri olarak öngörülen mesleki ve teknik yeterlik kriterleri ve belgeleriyle uyumlu olması gerekir. (8) Teknik şartnamedeki düzenlemelerin; ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonunca yapılacak inceleme ve değerlendirmelerde tereddüt oluşturmayacak şekilde açık olması gerekir. (9) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, yüklenici tarafından öncelikle malın prototipinin idareye sunulmasına ve bu prototipin kabulünden sonra üretiminin yapılmasına yönelik teknik şartnamede düzenleme yapılabilir. (10) Alım konusu malın niteliği ve bu Yönetmelikte öngörülen düzenlemeler esas alınarak yüklenicinin personel çalıştırmasının öngörülmesi halinde, bu personelin sayısı ve niteliği teknik şartnamede veya sözleşme tasarısında belirtilir. (11) Özel imalat süreci gerektiren mal alımlarında, malın ilgili mevzuat uyarınca teknik düzenleme kapsamında bulunması ve piyasaya arz edilmesinin belirli kurallara tabi olması durumunda; idare ve yüklenicinin malın uygunluk değerlendirilmesine yönelik yükümlülükleri, teknik şartnamede ve/veya sözleşme tasarısında belirtilir. (12) Teknik şartnamenin idare tarafından hazırlanması esastır. Ancak, alınacak malın özelliğinin gerektirdiği hallerde ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartname, Kanun hükümlerine uygun olarak danışmanlık hizmet sunucularına hazırlattırılabilir.” hükmü, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in “Başvuru süreleri” başlıklı 6’ncı maddesinde “(1) İdareye şikayet süresi; ihale sürecindeki şikayete konu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihi izleyen günden itibaren Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelere yönelik başvurularda beş gün, diğer hallerde on gündür. (2) Ancak, ilan ile ön yeterlik veya ihale dokümanına yönelik şikayetler, birinci fıkradaki süreleri aşmamak kaydıyla başvuru veya teklif sunulmadan önce en geç ihale veya son başvuru tarihinden üç iş günü öncesine kadar yapılabilir. (3) Kuruma itirazen şikayet süresi; şikayet veya itirazen şikayet üzerine idare tarafından alınan iptal kararına karşı yapılacak başvurularda beş gün, diğer hallerde on gündür.” hükmü, Anılan Yönetmelik’in “Sürelerle ilgili genel esaslar” başlıklı 7’nci maddesinde “(1) Süreler; a) İlana yönelik başvurularda ilk ilan tarihini, b) Ön yeterlik veya ihale dokümanının ilana yansımayan hükümleri için dokümanın EKAP hesabına giriş yapılarak indirildiği tarihi, zeyilnameye yönelik başvurularda ise zeyilnamenin bildirildiği tarihi, c) İdarenin işlem veya eylemlerine karşı yapılacak başvurularda şikayete yol açan durumun farkına varıldığı yahut farkına varılmış olması gerektiği tarihi, ç) Şikayet üzerine idare tarafından verilen kararın bildirildiği veya bildirilmiş sayıldığı tarihi, on gün içerisinde karar alınmaması halinde ise bu sürenin bitimini, d) İhalenin iptali kararına karşı yapılan itirazen şikayet başvurularında ise iptal kararının bildirildiği veya bildirilmiş sayıldığı tarihi, izleyen günden itibaren başlar.” hükmü, Anılan Yönetmelik’in “Başvuruların şekil unsurları” başlıklı 8’inci maddesinde “…(10) İdarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlar hariç, şikayet başvurusunda belirtilmeyen hususlar itirazen şikayet başvurusuna konu edilemez….” hükmü yer almaktadır. İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın; a) Adı: BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ CİHAZI (BT) b) Türü: Mal alımı c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ç) Miktarı: 1 ADET BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ CİHAZI (BT) ALIMI Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yerleşkelerinde idare tarafından gösterilen yerlerdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından gerçekleştirilen başvuruya konu ihalenin “Bilgisayarlı Tomografi Cihazı (Bt) Alımı” olduğu, ihalede 9 adet ihale dokümanı indirildiği, 10.08.2026 tarihinde yapılan ihaleye 1 isteklinin teklif verdiği, gelinen aşamada ihale komisyonu kararının alınmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden, Kurumun itirazen şikayet başvurularını başvuru sahibinin iddiaları ile idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirlenen hususlar ve itiraz edilen işlemler bakımından eşit muamele ilkesinin ihlal edilip edilmediği açılarından inceleyeceği, Şikayet başvurusunun zeyilnameye yönelik başvurularda zeyilnamenin bildirildiği tarihi, izleyen günden itibaren başlayacağı, ayrıca idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlar hariç, şikayet başvurusunda belirtilmeyen hususların itirazen şikayet başvurusuna konu edilemeyeceği hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. Başvuru sahibinin 27.07.2026 tarihinde idareye yaptığı şikayet başvurusu incelendiğinde “…4. Bilgisayar Sistemi ve Operatör Konsolu 4.23.Dual enerji / spektral çekim ve analiz yazılımları Mevcut Hali: 4.23.2.Sistem ile birlikte tek çekimde Dual Enerji çalışmaları yapılabilmesi için; tek tüp ile simultane olarak aynı anda iki farklı enerji seviyesi elde edilmesi (Twin Beam Dual Enerji Yöntemi) veya BT sisteminde tek çekim ile çok hızlı kVp değiştirme özelliği (360 derecelik rotasyonda en az 64 kez ultra hızlı kVp değiştirme) kullanılması veya tek çekimde organ efektif mA modülasyonlu kVp değiştirme metodu veya dual layer sandviç dedektör veya iki yollu dual enerji (two path dual enerji) yöntemi veya spin spin dual enerji çekimlerinin yapılması veya tek tüp tek dedektör ile aynı bölgenin iki farklı enerji seviyesi (kV) vererek dual enerji çekimi yapılabilmesi tekniklerinden en az biri mümkün olacaktır. Değişiklik Talep Edilen Hali: 4.23.2.Sistem ile birlikte tek çekimde Dual Enerji çalışmaları yapılabilmesi için; tek tüp ile simultane olarak aynı anda iki farklı enerji seviyesi elde edilmesi (Twin Beam Dual Enerji Yöntemi) veya BT sisteminde tek çekim ile çok hızlı kVp değiştirme özelliği (360 derecelik rotasyonda en az 64 kez ultra hızlı kVp değiştirme) kullanılması veya dual layer sandviç dedektör tekniklerinden en az biri mümkün olacaktır. AÇIKLAMA: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 5'inci ve 12'nci maddeleri uyarınca teknik şartnamelerin; idarenin gerçek klinik ihtiyacını karşılayacak şekilde verimlilik ve fonksiyonelliği sağlaması, rekabeti engelleyici nitelik taşımaması ve bütün istekliler açısından objektif, ölçülebilir ve eşit uygulanabilir teknik kriterler içermesi gerekmektedir. Dual Enerji Bilgisayarlı Tomografi teknolojisinin temel amacı, aynı anatomik bölgeden, aynı tarama sırasında elde edilen iki farklı enerji spektrumuna ait ham verilerin kullanılması suretiyle materyal ayrıştırma ve spektral analiz yapılabilmesidir. Bu sayede elde edilen iki enerji veri seti tamamen aynı anatomik ve fizyolojik koşulları temsil etmekte olup, tüm spektral hesaplamalar aynı akuzisyona ait veriler üzerinden gerçekleştirilmektedir. Günümüzde bu prensibi sağlayan farklı donanımsal teknolojiler bulunmaktadır. Twin Beam Dual Energy, Fast/Rapid kV Switching ve Dual Layer (sandviç) dedektör sistemleri farklı fiziksel yöntemler kullanmalarına rağmen ortak olarak tek çekimde gerçek spektral veri üretmektedir. İlgili maddede yer alan iki yollu dual enerji (two path) yöntemi, spin-spin dual enerji yöntemi, tek tüp tek dedektör ile aynı bölgenin iki farklı enerji seviyesi (kV) vererek dual enerji çekim yapılabilmesi yani ardışık akuzisyonlar yapılması veya farklı zamanlarda elde edilen görüntülerin yazılımsal olarak eşleştirilmesi esasına dayanan yöntemlerde iki enerji veri seti aynı anda elde edilmemektedir. İki ayrı akuzisyon arasında hasta hareketi, solunum, kardiyak hareket, kontrast maddenin zamansal dağılımı ve diğer fizyolojik değişiklikler meydana gelebileceğinden, elde edilen veriler aynı anatomik ve fizyolojik durumu birebir temsil etmemektedir. Sonradan uygulanan subtraction algoritmaları bu farklılıkları tamamen ortadan kaldıramamaktadır. Bunun yanında, iki ayrı BT akuzisyonuna dayanan yöntemlerde aynı anatomik bölgenin tekrar görüntülenmesi gerektiğinden, tek akuzisyonda gerçekleştirilen gerçek Dual Enerji yöntemlerine göre ek X-ışını maruziyeti söz konusu olabilmektedir. Güncel radyasyon güvenliği yaklaşımı olan ALARA (As Low As Reasonably Achievable) prensibi gereğince, aynı tanısal bilginin tek taramada elde edilebildiği durumlarda hastanın gereksiz ilave radyasyon maruziyetine bırakılmaması esastır. Tek çekimde elde edilen gerçek Dual Enerji verisi; sanal kontrastsız görüntüleme (Virtual Non-Contrast), monoenerjetik görüntüleme, iyot haritalama, elektron yoğunluğu, efektif atom numarası, üriner taş karakterizasyonu, gut analizi, kemik ödemi, akciğer perfüzyonu, kalsifiye plak analizi ve benzeri kantitatif spektral uygulamalarda daha güvenilir materyal ayrıştırması ve daha doğru kantitatif analiz yapılmasına olanak sağlamaktadır. Bu klinik uygulamaların temelini aynı akuzisyondan elde edilen spektral ham veri oluşturmaktadır. Bu nedenle teknik şartnamede yalnızca tek çekimde gerçek Dual Enerji verisi üreten teknolojilerin (Twin Beam Dual Energy, Fast/Rapid kV Switching veya Dual Layer dedektör) tanımlanması, herhangi bir üreticiyi tarif etmek amacı taşımamakta; güncel spektral bilgisayarlı tomografi sistemlerinin ortak teknik çalışma prensibini tanımlamaktadır. Böylece teknik şartname, tüm istekliler açısından objektif ve ölçülebilir bir teknik kriter ortaya koymakta; aynı zamanda kamu yararı, hasta güvenliği, ALARA prensibi ve ileri düzey spektral görüntüleme uygulamalarının güvenilir şekilde gerçekleştirilebilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle ilgili maddenin değiştirilmesini talep ederiz. Mevcut Hali: 4.23.3.Sistem, spektral analiz veya dual enerji klinik uygulamalarını eksiksiz desteklemelidir. Bu kapsamda, aşağıda belirtilen spektral/dual enerji analiz çıktılarının veya firmaların bu klinik çıktıları sağlayan muadili/eşdeğer fonksiyonel yazılım paketlerinin tamamı; ana konsolda veya ana konsol ile tam entegre çalışacak ve cihazla birlikte donanımı (PC, klavye, fare ve medikal sınıf monitörü) ile birlikte bedelsiz olarak teslim edilecek 2. bir konsolda (İş İstasyonunda) lisanslanmış ve aktif edilmiş olarak eksiksiz teslim edilecektir. Bu yazılımların tamamı ana konsolda sunulmadığı takdirde, idareden ek bir ücret talep edilmeksizin bu iş istasyonu donanımı sisteme dahil edilecektir: a) Beyin kanaması ayrımı / Spektral kan analizi uygulaması (Virtual Non-Contrast Brain/Hematin vb.) b) Spektral tabanlı metal artefakt azaltma algoritmaları (Spectral MAR vb.) c) Baş-boyun spektral anjiyografi ve plak/lümen analiz yazılımı d) İyot haritalama (Iodine Mapping) ve Sanal Kontrastsız Görüntüleme (Virtual Non-Contrast - VNC) yazılımı e) Akciğer spektral perfüzyon / Haritalama yazılımı f) Karaciğer yağ ve demir yükü spektral kantifikasyon yazılımı g) Gut ve Ürik Asit (Monosodyum Urat Kristali) ayrım yazılımı h) Kalsiyum hesaplama, skorlama ve kalsiyum baskılama (Virtual Non-Calcium) yazılımı Değişiklik Talep Edilen Hali: 4.23.3. Sistem, spektral analiz veya dual enerji klinik uygulamalarını eksiksiz desteklemelidir. Bu kapsamda, aşağıda belirtilen spektral/dual enerji analiz çıktılarının veya firmaların bu klinik çıktıları sağlayan muadili/eşdeğer fonksiyonel yazılım paketlerinin tamamı; ana konsolda veya ana konsol ile tam entegre çalışacak ve cihazla birlikte donanımı (PC, klavye, fare ve medikal sınıf monitörü) ile birlikte bedelsiz olarak teslim edilecek 2. bir konsolda (İş İstasyonunda) lisanslanmış ve aktif edilmiş olarak eksiksiz teslim edilecektir. Bu yazılımların tamamı ana konsolda sunulmadığı takdirde, idareden ek bir ücret talep edilmeksizin bu iş istasyonu donanımı sisteme dahil edilecektir: a) Beyin kanaması ayrımı / Spektral kan analizi uygulaması (Virtual Non-Contrast Brain/Hematin vb.) b) Spektral tabanlı metal artefakt azaltma algoritmaları (Spectral MAR vb.) c) Baş-boyun spektral anjiyografi ve plak/lümen analiz yazılımı d) İyot haritalama (Iodine Mapping) ve Sanal Kontrastsız Görüntüleme (Virtual Non-Contrast - VNC) yazılımı e) Akciğer spektral perfüzyon / Haritalama yazılımı f) Karaciğer yağ ve materyal kantifikasyon yazılımı g) Gut ve Ürik Asit (Monosodyum Urat Kristali) ayrım yazılımı h) Sert plak analizi, kalsiyum plak kaldırma yazılımı AÇIKLAMA:4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 5'inci ve 12'nci maddeleri uyarınca teknik şartnamelerin; idarenin gerçek klinik ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanması, verimlilik ve fonksiyonelliği sağlaması, rekabeti engelleyici nitelik taşımaması ve tüm istekliler açısından objektif, ölçülebilir ve eşit uygulanabilir teknik kriterler içermesi gerekmektedir. Mevcut düzenlemede yer alan "karaciğer yağ ve demir yükü spektral kantifikasyon yazılımı" ifadesi, Dual Enerji teknolojisinin belirli bir klinik uygulamasını esas almakta olup, güncel spektral bilgisayarlı tomografi sistemlerinin materyal karakterizasyon kabiliyetini tam olarak yansıtmamaktadır. Firmamızın teklif edeceği SOMATOM go.Top sisteminde, demir yüküne özgü tek bir klinik uygulama yerine; farklı materyallerin spektral özelliklerine göre ayrıştırılmasını ve kantitatif olarak değerlendirilmesini sağlayan elektron yoğunluğu (Electron Density) ve efektif atom numarası (Effective Atomic Number - Rho/Z) tabanlı materyal karakterizasyon uygulaması bulunmaktadır. Bu teknoloji sayesinde farklı materyaller spektral veriler üzerinden analiz edilerek materyal karakterizasyonu gerçekleştirilebilmekte; yalnızca belirli bir materyalin değerlendirilmesiyle sınırlı kalınmaksızın daha geniş kapsamlı spektral analiz olanağı sunulmaktadır. Bu nedenle "karaciğer yağ ve materyal kantifikasyon yazılımı" ifadesi, belirli bir materyale özgü uygulamayı tarif etmek yerine, güncel Dual Enerji sistemlerinin materyal karakterizasyonu ve kantitatif analiz yeteneklerini daha doğru, kapsayıcı ve teknolojiye tarafsız şekilde tanımlamaktadır. Benzer şekilde mevcut maddede yer alan "kalsiyum hesaplama, skorlama ve kalsiyum baskılama (Virtual Non-Calcium)" ifadesi de birbirinden farklı teknik altyapıya sahip uygulamaları aynı başlık altında toplamaktadır. Kalsiyum hesaplama ve skorlama, standart kontrastsız bilgisayarlı tomografi incelemelerinde gerçekleştirilebilen, klinik uygulamada yaygın olarak kullanılan ve Dual Enerji teknolojilerine özgü olmayan bir değerlendirme yöntemidir. Buna karşılık güncel Dual Enerji/Spektral Bilgisayarlı Tomografi teknolojilerinin önemli klinik avantajlarından biri; sert (kalsifiye) plakların analiz edilmesi ve spektral materyal ayrıştırma algoritmaları kullanılarak kalsiyum sinyalinin dijital olarak baskılanması veya kaldırılması (Calcium Removal, Virtual Non-Calcium veya üreticisinin eşdeğer teknolojileri) sonrasında damar lümeninin daha doğru ve güvenilir şekilde değerlendirilebilmesidir. Bu uygulamalar, Dual Enerji teknolojisinin materyal ayrıştırma kabiliyetine dayanan ileri düzey klinik analizler arasında yer almaktadır. Firmamızın teklif edeceği SOMATOM go.Top sisteminde de bu kapsamda; sert plak analizi ile kalsiyum sinyalinin dijital olarak baskılanmasına veya kaldırılmasına yönelik ileri spektral uygulamalar sunulmaktadır. Dolayısıyla sistem, Dual Enerji teknolojisinin sağladığı materyal ayrıştırma kabiliyetini ileri klinik uygulamalarda etkin şekilde kullanabilmektedir. Buna karşılık mevcut düzenleme, Dual Enerji uygulamalarını yalnızca belirli klinik yazılımlar üzerinden tanımlamakta; güncel spektral bilgisayarlı tomografi sistemlerinin sunduğu daha geniş kapsamlı materyal karakterizasyonu ve ileri spektral analiz yeteneklerini tam olarak yansıtmamaktadır. Bu nedenle maddenin; 1."Karaciğer yağ ve materyal kantifikasyon yazılımı" 2."Sert plak analizi, kalsiyum plak kaldırma yazılımı" şeklinde düzenlenmesi; herhangi bir marka, üretici veya ticari yazılımı tarif etmemekte, aksine güncel Dual Enerji/Spektral Bilgisayarlı Tomografi sistemlerinin materyal karakterizasyonu, materyal ayrıştırması ve ileri klinik spektral analiz kabiliyetlerini fonksiyonel olarak tanımlamaktadır. Talep edilen değişiklik; teknik şartnamenin belirli klinik uygulamalarla sınırlandırılmasını önleyerek, güncel Dual Enerji teknolojilerinin sunduğu daha geniş kapsamlı spektral analiz ve materyal karakterizasyon yeteneklerini esas almaktadır. Böylece idarenin klinik ihtiyaçlarını karşılayabilecek farklı teknolojik yaklaşımlara sahip sistemlerin ihaleye katılımı mümkün olacak, rekabet artırılacak ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkeleri olan rekabet, eşit muamele, ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması, verimlilik ve kamu kaynaklarının etkin kullanılması ilkeleri doğrultusunda daha objektif ve fonksiyonel bir teknik düzenleme sağlanmış olacaktır.” ifadelerinin yer aldığı görülmüştür. İdarece şikayet başvurusu üzerine verilen cevap yazısında “Başvuru sahibinin talebi idaremiz ilgili bölümü tarafından incelenmiş olup; teknik şartnamenin 2.1., 2.3., 4.23.2. ve 4.23.3. maddesindeki değişiklik talebi diğer firmaların itirazları ve idare ihtiyaçları göz önüne alınarak yeniden düzenleme yapılmış olup, sözleşme tasarısı 16.7.2.1., 44.1., 44.3. maddeleri ve Eğitim, Garanti ve Teknik Servis başlıklı 13. maddelerine yönelik değişiklik talebi reddedilmiş.” ifadelerine yer verildiği, İdare tarafından 28.07.2026 tarihli zeyilname ile “Madde 4.23.2 Eski Hali: Sistem ile birlikte tek çekimde Dual Enerji çalışmaları yapılması için; tek tüp ile simültane olarak aynı anda iki farklı enerji seviyesi elde edilmesi (Twin Beam Dual Eneıji Yöntemi) veya BT sisteminde tek çekim ile çok hızlı kVp değiştirme özelliği (360 derecelik rotasyonda en az 64 kez ultra hızlı kVp değiştirme) kullanılması veya tek çekimde organ efektif mA modülasyonlu kVp değiştirme metodu veya dual layer sandviç dedektör veya iki yollu dual enerji (two path dual enerji) yöntemi veya spin spin dual eneıji çekimlerinin yapılması veya tek tüp tek dedektör ile aynı bölgenin iki farklı enerji seviyesi (kV) vererek dual enerji çekimi yapılabilmesi tekniklerinden en az biri mümkün olacaktır. Madde 4.23.2 Yeni Hali : Sistem ile birlikte tek çekimde Dual Enerji çalışmaları yapılması için; tek tüp ile simültane olarak aynı anda iki farklı enerji seviyesi elde edilmesi (Twin Beam Dual Enerji Yöntemi) veya BT sisteminde tek çekim ile çok hızlı kVp değiştirme özelliği (360 derecelik rotasyonda en az 64 kez ultra hızlı kVp değiştirme) kullanılması veya tek çekimde organ efektif mA modülasyonlu kVp değiştirme metodu veya dual layer sandviç dedektör veya iki yollu dual enerji (two path dual enerji) yöntemi veya spin spin dual enerji çekimlerinin yapılması veya tek tüp tek dedektör ile aynı bölgenin iki farklı enerji seviyesi (kV) vererek dual enerji çekimi vapılabilmesiveya Seguential Dual Energy (Birbirini Takip Eden İkili Enerji) tekniklerinden en az biri mümkün olacaktır. Madde 4.23.3 Eski Hali: Sistem, spektral analiz veya dual enerji klinik uygulamalarım eksiksiz desteklemelidir. Bu kapsamda, aşağıda belirtilen spektral/dual eneıji analiz çıktılarının veya firmaların bu klinik çıktıları sağlayan muadili/eşdeğer fonksiyonel yazılım paketlerinin tamamı; ana konsolda veya ana konsol ile tam entegre çalışacak ve cihazla birlikte donanımı (PC, klavye, fare ve medikal sımf monitörü) ile birlikte bedelsiz olarak teslim edilecek 2. bir konsolda (îş İstasyonunda) lisanslanmış ve aktif edilmiş olarak eksiksiz teslim edilecektir. Bu yazılımların tamamı ana konsolda sunulamadığı takdirde, idareden ek bir ücret talep edilmeksizin bu iş istasyonu donanımı sisteme dahil edilecektir: a) Beyin kanaması ayrımı / Spektral kan analizi uygulaması (Virtual Non-Contrast Brain/Hematin vb.) b) Spektral tabanlı metal artefakt azaltma algoritmaları (Spectral MAR vb.) c) Baş-boyun spektral anjiyografi ve plak/lümen analiz yazılımı d) İyot haritalama (lodine Mapping) ve Sanal Kontrastsız Görüntüleme (Virtual Non-Contrast - VNC) yazılımı e) Akciğer spektral perfüzyon / Haritalama yazılımı f) Karaciğer yağ ve demir yükü spektral kantifikasyon yazılımı g) Gut ve Ürik Asit (Monosodyum Urat Kristali) ayrım yazılımı h) Kalsiyum hesaplama, skorlama ve kalsiyum baskılama (Virtual Non-Calcium) yazılımı Yeni Hali: 4.23.3. Sistem, spektral analiz veya dual eneıji klinik uygulamalarını desteklemelidir. Bu kapsamda, aşağıda belirtilen spektral/dual enerji analiz çıktılarının veya firmaların bu klinik çıktıları sağlayan muadili/eşdeğer fonksiyonel yazılım paketlerinin tamamı; ana konsolda veya ana konsol ile tam entegre çalışacak ve cihazla birlikte donanımı (PC, klavye, fare ve medikal sınıf monitörü) ile birlikte bedelsiz olarak teslim edilecek 2. bir konsolda (Iş İstasyonunda) lisanslarmış ve aktif edilmiş olarak eksiksiz teslim edilecektir: a) Beyin kanaması ayrımı analizi yazılımı b) Metal artefakt azaltma yazılımı c) Baş-boyun anjiyografi analiz yazılımı d) İyot haritalama (lodine Mapping) ve Sanal Kontratsız Görüntüleme yazılımı e) Akciğer spektral perfüzyon / Haritalama yazılımı f) Karaciğer yağ analizi yazılımı g) Gut analizi yazılımı h) Ürik Asit ve ürik asit olmayan taşların analizi ı) Böbrek taşı analizi yazılımı i) Elektron yoğunluğu / etkin atom numarası yazılımı” ifadelerinin yer aldığı görülmüştür. - 1’inci iddiaya ilişkin olarak; idarelerin ihtiyaç duyulan ürünlerin temininde bu ürünlerle ilgili Kanun’un 12’nci maddesine aykırı olmamak koşuluyla takdir hakkı bulunduğu, Teknik Şartname’nin 4.23.2’nci maddesinde teklif edilen ürünlerde belirtilen tekniklerden en az birisinin sağlanması halinde ürünün ilgili kriteri sağlayacağı, bu bağlamda idarece sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı ve belirtilen tekniklerden en az birini sağlayan ürünün kabul edileceğinin anlaşıldığı, dolayısıyla başvuruya konu düzenlemenin mevzuata aykırılık taşımadığının anlaşıldığı, - 2’nci iddiaya ilişkin olarak; başvuru sahibinin idareye şikayet başvurusu incelendiğinde, Teknik Şartname’nin 4.23.3’üncü maddesinin “Sistem, spektral analiz veya dual enerji klinik uygulamalarını eksiksiz desteklemelidir. Bu kapsamda, aşağıda belirtilen spektral/dual enerji analiz çıktılarının veya firmaların bu klinik çıktıları sağlayan muadili/eşdeğer fonksiyonel yazılım paketlerinin tamamı; ana konsolda veya ana konsol ile tam entegre çalışacak ve cihazla birlikte donanımı (PC, klavye, fare ve medikal sınıf monitörü) ile birlikte bedelsiz olarak teslim edilecek 2. bir konsolda (İş İstasyonunda) lisanslanmış ve aktif edilmiş olarak eksiksiz teslim edilecektir. Bu yazılımların tamamı ana konsolda sunulmadığı takdirde, idareden ek bir ücret talep edilmeksizin bu iş istasyonu donanımı sisteme dahil edilecektir: a) Beyin kanaması ayrımı / Spektral kan analizi uygulaması (Virtual Non-Contrast Brain/Hematin vb.) b) Spektral tabanlı metal artefakt azaltma algoritmaları (Spectral MAR vb.) c) Baş-boyun spektral anjiyografi ve plak/lümen analiz yazılımı d) İyot haritalama (Iodine Mapping) ve Sanal Kontrastsız Görüntüleme (Virtual Non-Contrast - VNC) yazılımı e) Akciğer spektral perfüzyon / Haritalama yazılımı f) Karaciğer yağ ve materyal kantifikasyon yazılımı g) Gut ve Ürik Asit (Monosodyum Urat Kristali) ayrım yazılımı h) Sert plak analizi, kalsiyum plak kaldırma yazılımı” şeklinde değiştirilmesinin istenildiği, yukarıda da aktarıldığı üzere ilgili iddia kapsamında şikayet başvurusunda (f) ve (h) maddelerinde yer alan düzenlemelerin değiştirilmesi gerektiğinin ifade edildiği, Kuruma yapılan başvuruda ise analizlerin tamamının “spektral/dual enerji klinik uygulamaları” kapsamında olduğunun iddia edildiği, dolayısıyla idareye şikayet başvurusuna konu edilmeyen hususların, itirazen şikayet başvurusuna konu edildiğinin anlaşıldığı, bu bağlamda söz konusu iddianın İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği, kaldı ki idareye başvuruya değiştirilmesi gerektiği belirtilen (f) ve (h) maddelerinin idarece 28.07.2026 tarihli zeyilname ile değiştirildiği ve aynı tarihte EKAP üzerinden başvuru sahibine bildirildiği dikkate alındığında, yeni düzenlemeye karşı öncelikle idareye başvuruda bulunularak akabinde Kuruma başvuruda bulunması gerektiği, Ayrıca idarece muadil/eşdeğer yazılım paketlerinin istenilmesine yönelik düzenlemede idarece sınırlayıcı bir düzenleme yapılmadığı , benzer özellikli paketlerinde kabul edileceğinin anlaşıldığı, bu çerçevede söz konusu düzenlemelerin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine aykırılık taşımadığı anlaşılmış olup, başvuru sahibinin bu husustaki iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. - 3’üncü iddiaya ilişkin olarak; yukarıda aktarılan İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 7’nci maddesinde sürelerin zeyilnameye yönelik başvurularda, zeyilnamenin bildirildiği tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı, 8’inci maddesinde ise idarenin şikayet üzerine aldığı kararda belirtilen hususlar hariç, şikayet başvurusunda belirtilmeyen hususların itirazen şikayet başvurusuna konu edilemeyeceğinin ifade edildiği, Başvuru sahibinin şikayet başvurusu incelendiğinde; Teknik Şartname düzenmelerinin söz konusu firmayı (Canon) işaret ettiğinin idareye şikayet başvurusuna konu edilmediği, ayrıca dokümanın indirildiği/zeyilnamenin bildirildiği tarihi takip eden günden itibaren 10 gün içerisinde (açık ihale usulü ile yapılan ihale olması sebebiyle) idareye şikayet konusu edilmesi gerektiği de göz önüne alındığında, başvuru sahibinin iddiasının hem şekil hem de süre yönünden reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, yapılan incelemede, bahsi geçen firmanın dokümanı indirdiği ancak ihaleye teklif vermediği görülmüştür. 2) Başvuru sahibinin 4 ve 7’nci iddiasına ilişkin olarak: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 4’üncü maddesinde “….Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur.” hükmü yer almaktadır. Teknik Şartname’nin “Eğitim, Garanti, Teknik Servis” başlıklı kısmının 13’üncü maddesinde “Firmalar ücretsiz garanti süresi bitiminden itibaren ileriye dönük döviz bazında yıllık parça dahil ve parça hariç bakım tekliflerini sunacaklardır. Garanti bitiminden sonraki 8 (sekiz) yıl boyunca yıllık bakım ve onarım ücretleri, ihalede teklif edilen sistem bedelinin: Parça hariç %3 Parça dahil %6 (tüp,dedektör hariç) Parça dahil (tüp,dedektör ve tüm parçaları ile birlikte) %12 sini geçmeyecektir. Cihazın garanti sonrası yedek parça dahil veya hariç bakım onarım hizmeti ücretlerinin değerlendirilmesinde ihale günü T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanan bedeli üzerinden veya TÜİK tarafından açıklanan Yİ-UFE fiyat endeksleri üzerinden güncellenecektir. İdare her iki güncelleme seçeneğinden kendi seçtiği seçeneği tercih ederek hesaplama yapmakta serbesttir. Bu oranları ve taahhüt ettiğine dair kabul komisyonuna teslim edecektir. Yüklenici firma, satış sonrası bakım ve onarım hizmeti desteğinin, garanti süresi ile birlikte en az 10 yıl olacak şekilde ve şartnamede belirtilen süre boyunca vereceğine dair taahhütname yazarak muayene komisyonuna verecektir.” düzenlemesine, Sözleşme Tasarısı’nın 44.3’üncü maddesinde “a. Firma 2 (İki) yıllık garanti süresi dolduktan sonra en az teknik şartnamede belirtilen süre kadar, teknik şartnamede belirtilmediyse 8 (Sekiz) yıl, yedek parça ve servis hizmeti sağlayacaktır. Tüm yedek parça dahil (vakumlu/vakumla çalışan parçalar, tüpler, amorf kristal panel, sarf malzemeleri ve sistem aksesuarları hariç) yıllık periyodik bakım ve onarım: Sistem satın alma bedelinin %6'sı kadar olup bu bedeli geçemez. Tüm yedek parça dahil (vakumlu/vakumla çalışan parçalar, tüpler, amorf kristal panel, sarf malzemeleri ve sistem aksesuarları dahil) yıllık periyodik bakım ve onarım: Sistem satın alma bedelinin %12'si kadar olup bu bedeli geçemez. Parça hariç yıllık periyodik bakım ve onarım: Sistem satın alma bedelinin %3'ü kadar olup bu bedeli geçemez. İlgili garanti taahhütleri istekli tarafından malın teslimi sırasında muayene kabul komisyonuna teslim edilecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan Teknik Şartname düzenlemelerinden, isteklilerin ücretsiz garanti süresi bitiminden itibaren ileriye dönük döviz cinsinden yıllık parça dahil ve parça hariç bakım tekliflerini sunacakları, garanti bitiminden sonraki 8 (sekiz) yıl boyunca yıllık bakım ve onarım ücretlerinin, ihalede teklif edilen sistem bedelinin; parça hariç %3, parça dahil %6 (tüp, dedektör hariç), parça dahil (tüp, dedektör ve tüm parçaları ile birlikte) %12 sini geçmeyeceği, Garanti sonrası söz konusu bakım onarım hizmeti ücretlerinin değerlendirilmesinde, ihale günü T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanan bedel üzerinden veya TÜİK tarafından açıklanan Yİ-UFE fiyat endeksleri üzerinden güncelleneceği, idarenin güncelleme seçeneğinden kendi seçtiği seçenek ile hesaplama yapmakta serbest olduğu, söz konusu hususa ilişkin belgelerin kabul komisyonuna teslim edeceği ifade edilmiştir. Ayrıca Sözleşme Tasarısı’nın 44.3’üncü maddesinde de benzer düzenlemeye yer verildiği, söz konusu maddenin Teknik Şartnameye atıf yaptığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede yüklenici tarafından sözleşme imzalanması aşamasında, garanti süresinin bitimini müteakiben bakım onarım için (parça hariç-dahil ayrı ayrı olacak şekilde) taahhüt verileceği ve söz konusu taahhüttün döviz cinsinden olacağı dolayısıyla başvuru sahibinin TL cinsinden belirleme yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, söz konusu düzenleme uyarınca bakım onarım için iki ayrı hesaplama rejiminin getirildiği, ancak bu düzenlemede öncelikle taahhüttün döviz cinsinden alınacağı, sonrasında bakım onarımın gerekli olduğu durumda “ihale günü T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanan bedeli üzerinden veya TÜİK tarafından açıklanan Yİ-UFE fiyat endeksleri üzerinden” güncellenecek olması hususunun idarece net bir şekilde belirtilmediği, dolayısıyla söz konusu hususun isteklileri çelişkiye düşürebileceği anlaşılmış olup, başvuru sahibinin bu husustaki iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 3) Başvuru sahibinin 5’inci iddiasına ilişkin olarak: Teknik Şartname’nin “Konu” başlıklı kısmında “Bu teknik şartname Necmettin Erbakan Ünüversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi için talep edilen, en az 64 detektörlü ve en az 128 kesitli multidetektör bilgisayarlı tomografi mal alımına ait teknik özellikleri kapsar.” düzenlemesine, Anılan Şartname’nin 28.07.2026 tarihli Zeyilname ile değiştirilen “Eğitim, Garanti, Teknik Servis” başlıklı kısmının 1’inci maddesinde “Cihaz 2 (iki) yıl garantili olacak ve “Tıbbi Cihaz Satış,Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği”kapsamında düzenlenmiş garanti belgesini muayene komisyonuna verilecektir. Bu garanti üretici veya Türkiye temsilcisi ve yetki verilen satıcı firma tarafından verilecektir. Garanti süresince imalat, montaj, malzeme ve işçilik hatalarını Türkiye temsilcisi veya satıcı firma giderecek ve düzeltilemeyen hatalı parçalar yenileri ile değiştirilecektir. Garanti süresince bakım, onarım (kullanıcı ve hastane alt yapısı kaynaklı hatalar hariç) ve yedek parçadan hiçbir ücret talep edilmeyecektir. Arıza bildiriminden sonra mesai gün ve saatleri dahilinde en geç 24 (yirmi dört) saat içinde cihaza müdahale edilecek ve yedek parça gerekmeyen durumlarda 48 (kırk sekiz ) saat içerisinde arıza giderilecektir. Yedek parça gerekmesi durumunda parça yurtiçi stoklarındaysda 3 (üç) iş günü içerisinde, parça yurtdışı stoklarındaysa resmi kurumlarca ithalatı kısıtlı yada özel izne tabi durumlar dışında (Firma bu durumu belgeleyecektir) en geç 12 (oniki) iş günü içinde bütün fonksiyonlarıyla çalıştırılacaktır…” düzenlemesine, Sözleşme Tasarısı’nın “Garanti ve bakım, onarım” başlıklı 16.7’nci maddesinde “16.7.1. Garanti: Yüklenici tarafından teslim edilecek malların kabulünden sonra asgari 24ay garanti süresi olacaktır. Yüklenici bu mallara ait garanti belgelerini İdare adına düzenletmek ve orijinal nüshalarını İdareye teslim etmekle mükelleftir. Alınan mallara ilişkin İdare adına garanti belgesi düzenlenmesinin mümkün olmaması durumunda yüklenici garantiye ilişkin taahhütleri içeren bir belgeyi İdareye sunmak zorundadır. Garanti kapsamındaki malzemede sözleşme süresi içerisinde tespit edilecek hata, ayıp ve eksikliklerin garanti sağlayan kişi veya kuruluş tarafından giderilmesini Yüklenici üstelenecektir. Bu yükümlülüğün Yüklenici tarafından yerine getirilmemesi halinde İdare, garantinin sağlanması için yapacağı tüm giderleri Yüklenicinin alacağından keserek veya teminatını paraya çevirerek tahsil eder. 16.7.1.1. Yüklenici, malın ; garanti süresi içinde, gerek malzeme ve isçilik gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde isçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamirini yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. 16.7.1.2. Yüklenici, garanti süresi boyunca, malın kullanım kılavuzu veya diğer dokümantasyonunda belirtilen periyotlarda bakımını, her türlü sarf malzemesinin bedeli [kendine] ait olmak üzere gerçekleştirecektir. 16.7.1.3. Malın arızalanması durumunda tamirde geçen süre garanti süresine eklenir. 16.7.2. Satış sonrası bakım, onarım ve yedek parça temini 16.7.2.1. Malın tamir süresi en fazla 2 iş günüdür. Bu süre mala ilişkin arızanın yükleniciye veya yetkili servise bildirildiği tarihinden başlar. Malın arızasının 12 iş günü içerisinde giderilememesi halinde yüklenici tamir sonuna kadar benzer özelliklere sahip başka bir malı idareye tahsis eder. 16.7.2.2. Malın İdareye teslim edildiği tarihten itibaren, kullanım hataları dışında yukarıda belirlenen garanti süresi içinde kalmak kaydıyla, bir yıl içerisinde; aynı arızanın 3, fazla tekrarlanması veya farklı arızaların 5, fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 7 fazla olması ve bu arızaların maldan yararlanamama sonucunu ortaya çıkarması durumunda, yüklenici mali değiştirmekle yükümlüdür. Ancak, malın birden fazla üniteden oluşması halinde yüklenici, sadece arızanın meydana geldiği ünite veya üniteleri değiştirmekle yükümlüdür. 16.7.3. Yüklenicinin sözleşmede hüküm altına alınmış olmasına rağmen; bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmekten imtina etmesi veya gecikmeli olarak yerine getirmesi nedeniyle malda oluşacak zarar ve hasarların giderilmesinden Yüklenici sorumludur. Yüklenicinin bakım ve onarım yükümlülüğünü tam veya zamanında yerine getirmemesi sebebiyle malın onarımı imkansız hale gelmişse ve bu durum garanti kapsamı dışında ise Yüklenici, malın aynısını ücretsiz temin etmekle yükümlü olacaktır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aktarılan doküman düzenlemelerinden söz konusu cihazın hastanede kullanılacak bir cihaz olduğu, ürünün arızalanması halinde en fazla 2 iş gününde tamir edilmesi gerektiği, ürünün arızasının 12 iş günü içerisinde giderilememesi halinde yüklenicinin tamir sonuna kadar benzer özelliklere sahip başka bir malı idareye tahsis edeceği, ayrıca tamir süresinin aktarılan Teknik Şartname maddesi uyarınca yurtiçi ve yurtdışı parça teminine göre 3 iş günü ve 12 iş günü şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede, söz konusu cihazın hastanede kullanılacak olması dikkate alındığında, ihale konusu alanda faaliyet gösteren yüklenicilerin makul süre içerisinde ilgili arızayı gidermesinin bekleneceği, idarece belirlenen 12 iş gününün makul bir süre olduğunun değerlendirildiği, ayrıca birebir aynı cihazın istenilmediği, benzer özellikleri taşıyan bir cihazın 12 iş gününü aşan tamirlerde tahsis edilmesinin istenildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin tekliflerin oluşturulmasına engel teşkil etmediği ve rekabeti sınırlandırılmadığı anlaşıldığından başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 4) Başvuru sahibinin 6’ncı iddiasına ilişkin olarak: Sözleşme Tasarısı’nın “Diğer hususlar” başlıklı 44’üncü maddesinde “44.1. ÜTS (Ürün Takip Sistemi)' e kayıtlı olmayan veya kodu doğru verilmeyen barkod numaraları nedeniyle kurumun zarara uğraması durumunda, bu zarar yükleniciden tahsil edilecektir. Satın alınan Tıbbi cihazla ilgili bakım onarım ihtiyacı duyulması halinde garanti süresi içinde satışı yapan yüklenici 2 (İki) yıl süreli garantiye istinaden bakımını 2 (iki) iş günü içerisinde üretici veya ithalatçı firmaya yaptıracaktır. Yükleniciye ulaşılmaması halinde idare tarafından ithalatçı veya imalatçı firmaya ulaşılacak ve cihazın tamir ve bakımı sağlanacaktır. Yüklenici imalatçı veya ithalatçıya ulaşılamaması halinde cihazın bakım ve onarımını idare tarafından piyasadaki servislere yaptırılıp bedeli yüklenicinin idaredeki kesin teminatından karşılanacaktır. Teminatın yetersiz kalması durumunda yüklenicinin idaredeki diğer alacaklarından kesilmek suretiyle karşılanacak veya yasal yollarla tahsil edilecektir. Cihazda veya cihazın kullanımından (kullanıcı hataları hariç) kaynaklanan idareye, personele, çevreye ve üçüncü kişilere verilebilecek her türlü zararların (radyasyon, yangın, elektrik kaçağı v.b.) sorumluluğu garanti süresi boyunca yükleniciye aittir.” düzenlemesi yer almaktadır. Aktarılan doküman düzenlemesinde, garanti süresi içinde idarece bakım onarım ihtiyacı duyulması halinde yüklenicinin bakım onarımı hizmetini 2 (iki) iş günü içerisinde üretici veya ithalatçı firmaya yaptıracağı, yükleniciye ulaşılmaması halinde, ithalatçı veya imalatçı firmaya ulaşılarak bakım onarımın istenileceği; yüklenici, imalatçı veya ithalatçıya ulaşılamaması halinde cihazın bakım ve onarımının idare tarafından piyasadaki servislere yaptırılarak ortaya çıkan bedelin yüklenicinin idaredeki kesin teminatından karşılanacağı ifade edilmiştir. İdarece ihtiyaç olması halinde bakım onarım yaptırabileceği, garanti süresi içerisinde bu sorumluluğun asli olarak yükleniciye ait olduğu, yükleniciye ulaşılamaması halinde, ithalatçı veya imalatçı firmaya da ulaşılamaması halinde, cihazın bakım ve onarımının idare tarafından piyasadaki servislere yaptırılacağı, dolayısıyla asli olarak piyasadaki firmalara gidilmeyeceği, herhangi bir sorumluya ulaşılamadığı takdirde, sağlık hizmetlerinin devamlılığının sağlanması amacıyla, piyasadaki servislere bakım onarım hizmetlerinin yaptırılabileceğinin anlaşıldığı, dolayısıyla yüklenici, ithalatçı veya imalatçıya ulaşılamaması durumunda yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği, bu bağlamda idarece yapılan düzenlemenin mevzuata aykırılık taşımadığı anlaşılmış olup, başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez…” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin toplam 7 (yedi) iddiasından bir (1) iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, haklılık oranı 1/7 olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından Kurum şikâyet gelirleri hesabına 129.385,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı dikkate alındığında, Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması halinde, söz konusu bedelin haklılık oranına karşılık gelen 18.113,90 TL’lik kısmının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere, 1) Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline, 2) İddialarındaki haklılık oranına karşılık gelen başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde Kamu İhale Kurumu’na yazılı talebi halinde iadesine, Oybirliği ile karar verildi.

Bu idarenin ihalelerini, kazanan firmaları ve KİK geçmişini firma panelinde takip edin.

Ücretsiz hesap oluştur

Kaynak: Kamu İhale Kurumu. Bağlayıcı olan kararın resmî metnidir. Tüm KİK kararları