KİK Kararı 2026/UH.I-2288

TRABZON İÇMESUYU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ · 02.09.2026

Karar no2026/UH.I-2288
Karar tarihi02.09.2026
Sonuçİhalenin iptali · Oybirliği
Başvuru sahibiKaralar Müteahhitlik Mühendislik Taşımacılık Gıda Elektrik Petrol Ürünleri Temizlik Turizm Taahhüt Ve Ticaret Limited Şirketi
İhaleyi yapan idareTRABZON İÇMESUYU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuruya konu ihale2026/1204042 İhale Kayıt Numaralı "TİSKİ Genel Müdürlüğü'ne Bağlı Birimlerde 01102026 - 30092029 Tarihleri Arasında Kullanılmak Üzere İhtiyaç Duyulan Toplam 100 (Yüz) Adetten Oluşan Araç ve İş Makinesi (Operatörlü) Kiralanması İşi" İhalesi
Alım türüHizmet

Kararın resmî sayfası (EKAP) ↗

Karar metni

KAMU İHALE KURULU KARARI Toplantı No: 2026/034 Gündem No: 26 Karar Tarihi: 02.09.2026 Karar No: 2026/UH.I-2288 Mahkeme Kararları Toplam: 0 Bağlı mahkeme kararı bulunmamaktadır. Toplantıya Katılan Üyeler BAŞVURU SAHİBİ: Karalar Müteah. Müh. Taş. Gıda Elek. Pet. Ür. Tem. Tur. Taah. ve Tic. Ltd. Şti., İHALEYİ YAPAN İDARE: Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, BAŞVURUYA KONU İHALE: 2026/1204042 İhale Kayıt Numaralı “ Tiski Genel Müdürlüğü'ne Bağlı Birimlerde 01102026 - 30092029 Tarihleri Arasında Kullanılmak Üzere İhtiyaç Duyulan Toplam 100 (Yüz) Adetten Oluşan Araç ve İş Makinesi (Operatörlü) Kiralanması İşi ” İhalesi KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME: Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 05.08.2026 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “ Tiski Genel Müdürlüğü'ne Bağlı Birimlerde 01102026 - 30092029 Tarihleri Arasında Kullanılmak Üzere İhtiyaç Duyulan Toplam 100 (Yüz) Adetten Oluşan Araç ve İş Makinesi (Operatörlü) Kiralanması İşi ” ihalesine ilişkin olarak Karalar Müteah. Müh. Taş. Gıda Elek. Pet. Ür. Tem. Tur. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.nin 30.07.2026 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 03.08.2026 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibince 13.08.2026 tarih ve 222636 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 13.08.2026 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. Başvuruya ilişkin olarak 2026/2022 sayılı itirazen şikâyet dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde esas inceleme raporu tanzim edilmiştir. KARAR: Esas inceleme raporu ve ekleri incelendi. İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle, 1- İhale konusu iş kapsamında çalıştırılacak otomobil cinsi araçlar için 2024 model ve üzeri olma şartı ile birlikte 40.000 km, panel, kamyonet, kamyonların tamamı için 2023 model ve üzeri olma şartı ile birlikte 60.000 km ve iş makinesi için 2023 model ve üstü olmasının istendiği, araçların yüksek modelli ve sınırlı km bazlı olarak istenmesinin ihaleye katılımı kısıtlayıcı ve rekabeti engelleyici nitelikte olduğu, 2- Teknik şartnamenin “Araçlara Ait Teknik Özellikler” başlıklı (D) maddesinde Otomobil ve 4x2 kamyonetler için verilecek tekliflerin; araçların aylık kirasının, harcama talimatının verildiği ocak ayı itibariyle kasko değerinin %2’sini aşmayacağının belirtildiği, böylece anılan araçlar için Ocak 2026 tarihi baz alınarak teklif oluşturulması gerektiği, ancak 21/4/2022 tarihli ve 31816 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5474 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 2’nci maddesiyle Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerde “harcama talimatının verildiği yılın ocak ayı” ibaresinin “harcama talimatının verildiği ay” şeklinde değiştirildiği, anılan doküman düzenlemesinde yürürlükten kaldırılmış olan esas ve usullerin dikkate alındığı, 3- Teknik Şartname’nin 26, 30 ve 80’inci maddelerinden; yüklenici sorumluluğu dışında ihale konusu iş kapsamında tüm inisiyatifin idarede olduğunun anlaşıldığı, idarece alınması gereken tedbir ve güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde ve/veya kullanıcı hatasından kaynaklanan, sonucu sebebiyet verilen kaza sebebiyle oluşacak değer kayıpları, ölüm ve yaralanmalar halinde ödenecek tazminat ve zararla ilgili olarak yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı, 4- İdari şartnamenin 25.3.1’inci maddesinde, personele resmi tatil ve hafta tatili çalışmalarında günlük ücretin 2,5 katı ücret ödeneceği yönündeki düzenlemenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 47'nci maddesindeki genel tatil günlerinde bir günlük ücret ödenmesi hükmüne ve KİK işçilik modülünde yer alan hesaplama yönteminin ihale dokümanında belirlenen işçilik maliyetine uygun olmadığı, 5- Teknik Şartname'nin 56’ncı maddesinde, personel alacaklarına ilişkin yargı süreçleri sonuçlanmadan kesin teminatın iade edilmeyeceğinin düzenlendiği, anılan düzenlemenin 4735 sayılı Kanun ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine aykırı olduğu, taahhüdün yerine getirildiği ve ilişiksiz belgesi sunulduğu halde davaların sonuçlanmasını beklemek suretiyle teminatın belirsiz süreyle tutulmasının rekabeti bozan ve yükleniciye ek külfet getiren bir uygulama olduğu, 6- İdari Şartnamenin 25.3.1’inci maddesinde yer alan kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin düzenlemenin belirsizlik yarattığı, 3 yıl süreli işte çalıştırılacak olan işte işçilerin kıdem tazminatının kime ait olduğunun net bir şekilde ortaya konulmadığı iddialarına yer verilmiştir. Başvuru sahibinin iddialarının değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Başvuru sahibinin 1’inci iddiasına ilişkin olarak: 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” hükmü, “Şartnameler” başlıklı 12’nci maddesinde “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin her türlü özelliğini belirten idari ve teknik şartnamelerin idarelerce hazırlanması esastır. Ancak, mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin özelliği nedeniyle idarelerce hazırlanmasının mümkün olmadığının ihale yetkilisi tarafından onaylanması kaydıyla, teknik şartnameler bu Kanun hükümlerine göre hazırlattırılabilir. İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak, rekabeti engelleyici hususlar içermeyecek ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlayacaktır. Teknik şartnamelerde, varsa ulusal ve/veya uluslararası teknik standartlara uygunluğu sağlamaya yönelik düzenlemeler de yapılır. Bu şartnamelerde teknik özelliklere ve tanımlamalara yer verilir. Belli bir marka, model, patent, menşei, kaynak veya ürün belirtilemez ve belirli bir marka veya modele yönelik özellik ve tanımlamalara yer verilmeyecektir. Ancak, ulusal ve/veya uluslararası teknik standartların bulunmaması veya teknik özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmaması hallerinde "veya dengi" ifadesine yer verilmek şartıyla marka veya model belirtilebilir.” hükmü, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Teknik şartname” başlıklı 16’ncı maddesinde “(1) İşin teknik ayrıntılarını ve şartlarını gösteren bir teknik şartname hazırlanarak ihale dokümanına dahil edilir. Teknik şartnamelerde belirlenecek teknik kriterlerin, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olması, rekabeti engelleyici hususlar içermemesi ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlaması zorunludur. Bu şartnamelerde yerli isteklilerin katılımını engelleyici düzenlemelere yer verilemez. ...” hükmü, 17 Mayıs 2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleriyle İlgili 2024/7 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Kapsam” başlıklı bölümünde “10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetveller kapsamındaki kamu idareleri ve bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları ile il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile kurdukları birlik, müessese ve işletmeler, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler, özelleştirme kapsam ve programına alınmış hisselerinin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tabi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler ve diğer tüm kamu kurum ve kuruluşları (TBMM Başkanlığı Genel Sekreterliği hariç) kendi bütçeleri veya tasarruflarındaki diğer kaynaklardan yapacakları yurt içi ve yurt dışı harcamaları ile taşınır ve taşınmazlarının kullanılmasında aşağıdaki tedbirlere uyacaklardır. ...” düzenlemesi, “Resmî Taşıtların Edinilmesi ve Kullanılması” başlıklı bölümünde “… Bu Genelge kapsamında edinimine izin verilen taşıtlar, kullanım süresi ve maliyet analizleri dikkate alınarak en ekonomik yöntemle temin edilecektir. Hizmet aracı olarak kullanılacak taşıtlarda baz veya standart donanımlı, yerli ve elektrikli, binek ve station wagon cinsi taşıtlarda 1600 cc ve altındaki motor hacimli, işletme maliyetleri düşük ve ekonomik olan taşıtlar tercih edilecektir. Ayrıca hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtlarda model yılı yeni araçlar yerine ekonomik olması durumunda binek ve station wagon cinsi taşıtlarda 10 yaşını, diğer taşıtlarda 15 yaşını doldurmamış olmak kaydıyla model yılı yeni olmayan araçlara öncelik verilecektir. …” düzenlemesi yer almaktadır. İdari Şartname’nin “İhale konusu işe/alıma ilişkin bilgiler” başlıklı 2’nci maddesinde “2.1. İhale konusu işin/alımın; a) Adı: TİSKİ Genel Müdürlüğü'ne Bağlı Birimlerde 01.10.2026 - 30.09.2029 Tarihleri Arasında Kullanılmak Üzere İhtiyaç Duyulan Toplam 100 (Yüz) Adetten Oluşan Araç ve İş Makinesi (Operatörlü) Kiralanması İşi b) Türü: Hizmet alımı c) İlgili Uygulama Yönetmeliği: Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ç) Miktarı: Otomobil (16 adet) Kamyonet (4+1 Çift Kabin) 4*4 (10 adet) Kamyonet (6+1 Çift Kabin) (43 adet) Binek Suv (4*4) (17 adet) Kamyon Damperli (6 teker-büyük) (4 adet) Kamyon Damperli (6 teker-küçük) (6 adet) Kamyon Damperli (10 teker) (2 adet) Kamyon ( 6 teker- akaryakıt tankeri ) ( 1 adet ) Kanal Kazıcı Yükleyici (1 adet) Operatör/ Şoför (6 kişi) Operatör/ Şoför (6 kişi) Fazla Çalışma Operatör/ Şoför (6 kişi) Resmi Tatil Ayrıntılı bilgi idari şartnamenin ekinde yer almaktadır. d) İşin yapılacağı/malın teslim edileceği yer: TİSKİ Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı” düzenlemesi, Teknik Şartname’nin “Genel Hususlar” başlıklı (C) maddesinde “4. Bu teknik şartname TİSKİ Genel Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmak üzere kiralanacak olan binek, fiilen arazide çalışacak taşıt ve iş makinaları ile ilgili hususları içerir. 5. Kamyonlardan 5’i şoförlü; diğer taşıtlar şoförsüz ve akaryakıtsız olarak kiralanacaktır. 6. İş makinası (kazıcı-yükleyici) operatörlü ve akaryakıtsız olarak kiralanacaktır. 7. Kiralanacak taşıtlar; a) 16 adet binek otomobil, b) 10 adet fiilen arazide çalışacak 4x4 çift kabin açık veya kasalı pikap, c) 43 adet fiilen arazide çalışacak 4x2 çift kabin açık veya kapalı kasa kamyonet, d) 17 adet fiilen arazide çalışacak binek suv tipi (4*4) araç, e) 4 adet 6 teker (büyük) damperli kamyon, f) 6 adet 6 teker (küçük) damperli kamyon, g) 2 adet 10 teker damperli kamyon h) 1 adet 6 teker akaryakıt tankeri olmak üzere toplam 99 adet taşıttan ibarettir. 8. Kiralanacak iş makinesi; a) Ön ve arka teker ebatları eşit olmak üzere 1 adet kazıcı-yükleyiciden ibarettir. 9. İşin süresi 01.10.2026 tarihinde başlayacak olup, 30.09.2029 tarihinde sona erecektir.” düzenlemesi, “Araçlara Ait Teknik Özellikler” başlıklı (D) maddesinde “ 17. Yedinci maddede belirtilen 16 adet otomobilin teknik özellikleri aşağıda belirtilmiştir; … h) Taşıtlar en az 2024 model ya da daha yeni olacaktır. Araçların güncel kilometresi en fazla 40.000 ( kırk bin ) olacaktır. … 18. Yedinci maddede belirtilen fiilen arazide çalışacak olan 10 adet 4x4 çift kabin açık kasalı pikapların özellikleri aşağıda belirtilmiştir; … c) Araçlar 2023 model ya da daha yeni olacaktır. Araçların güncel kilometresi en fazla 60.000 ( altmış bin ) olacaktır. … 19. Yedinci maddede belirtilen fiilen arazide çalışacak olan açık kasa 43 adet 4x2 çift kabin açık veya kapalı kasa kamyonetin özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … d) Araçlar en az 2023 model ya da daha yeni olacaktır. Araçların güncel kilometresi en fazla 60.000 ( altmış bin ) olacaktır. … 20. Yedinci maddede belirtilen fiilen arazide çalışacak 17 adet binek (4*4) suv tipi araç özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … d) Araçlar en az 2023 model yılı ya da daha yeni olacaktır. Araçların güncel kilometresi en fazla 60.000 ( altmış bin ) olacaktır. … 21. Yedinci maddede belirtilen 4 adet 6 teker (büyük) damperli kamyonun özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … b) Araçlar en az 2023 model yılı veya daha yeni olacaktır. Araçların güncel kilometresi en fazla 60.000 ( altmış bin ) olacaktır. … 22. Yedinci maddede belirtilen 6 adet 6 teker (küçük) damperli kamyonun özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … b) Araçlar en az 2023 model ya da daha yeni olacaktır. Araçların güncel kilometresi en fazla 60.000 ( altmış bin ) olacaktır. … 23. Yedinci maddede belirtilen 2 adet 10 teker damperli kamyonun özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … b) Araçlar en az 2023 model ya da daha yeni olacaktır. Araçların güncel kilometresi en fazla 60.000 ( altmış bin ) olacaktır. … 24. Yedinci maddede belirtilen 1 adet 6 teker akaryakıt tankeri özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … b) Araç en az 2023 model ya da daha yeni olacaktır. Aracın güncel kilometresi en fazla 60.000 (altmış bin ) olacaktır. … 25. Sekizinci maddede belirtilen ön ve arka teker ebatları eşit 1 adet kazıcı-yükleyicinin teknik özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … e) İş makinesi en az 2023 model ya da daha yeni olacaktır. …” düzenlemesi, Sözleşme Tasarısı’nın “İşin süresi” başlıklı 9’uncu maddesinde “9.1. İşe başlama tarihi 01.10.2026; işi bitirme tarihi 30.09.2029 9.2. Bu sözleşmenin uygulanmasında sürelerin hesabı takvim günü esasına göre yapılmıştır.” düzenlemesi yer almaktadır. İhale dokümanında yer alan bilgilerden, ihalenin konusunun 01.10.2026 – 30.09.2029 tarihleri arasında kullanılmak üzere toplam 100 adetten oluşan araç ve operatörlü iş makinesi kiralanması işi olduğu anlaşılmıştır. Teknik Şartname’nin itiraza konu 4’üncü maddesinde; 16 adet binek otomobilin model yılının en az 2024, kilometresinin en fazla 40.000, 10 adet 4x4 çift kabin açık kasalı pikapların en az 2023 model, kilometresinin en fazla 60.000, 43 adet 4x2 çift kabin açık veya kapalı kasa kamyonetin en az 2023 model, kilometresinin en fazla 60.000, 17 adet binek (4*4) suv tipi aracın model yılının en az 2023, kilometresinin en fazla 60.000, 4 adet 6 teker (büyük) damperli kamyonun model yılının en az 2023, kilometresinin en fazla 60.000, 6 adet 6 teker (küçük) damperli kamyonun model yılının en az 2023, kilometresinin en fazla 60.000, 2 adet 10 teker damperli kamyonun model yılının en az 2023, kilometresinin en fazla 60.000, 1 adet 6 teker akaryakıt tankerinin model yılının en az 2023, kilometresinin en fazla 60.000, 1 adet kazıcı-yükleyicinin model yılının en az 2023 model olmasının istendiği görülmüştür. Netice olarak alıma konu toplam 100 adetten oluşan araç ve iş makinesinden 16 adedinin en az 2024 model ve en fazla 40.000 km, 73 adedinin en az 2023 model ve en fazla 60.000 km, 1 adet kazıyıcı yükleyicinin ise en az 2023 model olmasının istendiği görülmüştür. İdare tarafından şikayet başvurusuna verilen cevabi yazıda, 17 Mayıs 2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleriyle İlgili 2024/7 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin 31.12.2027 tarihinde sona erecekken ihalenin 30.09.2029 tarihine kadar süreci, araçlara ilişkin özellikler belirlenirken, çalışılacak alanın genişliği, arazi ve çalışma şartlarının zorluğunun göz önüne alındığı ifade edilerek iddianın reddedildiği görülmüştür. Yukarıda aktarılan 4734 sayılı Kanun hükümleri ile ilgili ikincil mevzuat düzenlemelerinden idarelerin bu Kanun kapsamında gerçekleştirdiği ihalelerde rekabeti, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu, ihale konusu işin teknik ayrıntılarını ve şartlarını belirtmek üzere idarelerce hazırlanan teknik şartnamelerde belirlenecek teknik kriterlerin; verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olmasının, rekabeti engelleyici hususlar içermemesinin ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlamasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. 17 Mayıs 2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleriyle İlgili 2024/7 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanmasına, bürokratik işlemlerin azaltılmasına ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasına ilişkin tedbirlere yer verilmiş olup söz konusu tedbirlere göre hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtlarda model yılı yeni araçlar yerine, ekonomik olması durumunda binek ve station wagon cinsi taşıtlarda 10 yaşını, diğer taşıtlarda 15 yaşını doldurmamış olmak kaydıyla, model yılı yeni olmayan araçlara öncelik verilmesi gerekmektedir. Söz konusu mevzuat hükümleri ile açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, kiralamaya konu 100 adet araç ve iş makinesinin en az 2023/2024 model olması koşuluyla birlikte kilometrelerinin en fazla 40.000/60.000 olması gerektiği yönündeki Teknik Şartname düzenlemelerinin rekabeti engeller nitelikte olduğu ve mevzuata uygun olmayacağı; idarenin, şikayet başvurusuna verdiği cevapta yer alan gerekçelerde, talep edilen model yılı ve kilometre şartını zorunlu kılan herhangi teknik gerekçeye yer verilmediği, belirtilen gerekçelerin salt model yılı ve kilometre gerekliliği ile ilişkilendirilemeyeceği, ayrıca söz konusu gerekçelerin objektif verilere de dayandırılmadığı, kamu alım süreçlerinde idarelerden beklenenin ihtiyacı karşılayacak optimum kalitedeki malı/hizmeti en uygun fiyata temin etmek olduğu, dolayısıyla anılan düzenlemelerin kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlama ilkesi ile de bağdaşmadığı anlaşılmış olup başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin 2’nci iddiasına ilişkin olarak: Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde “(1) Bu Esas ve Usullerin amacı, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu’na tabi olan kurumlarda kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı suretiyle karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.” düzenlemesi, “Temel amaç” başlıklı 5’inci maddesinde “(1) Kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının hizmet alımı yoluyla karşılanmasının temel amacı, kamudaki taşıt giderlerinin asgari seviyeye indirilmesi ve kaynakların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklarıyla uyumlu bir biçimde kullanımının sağlanmasıdır.” düzenlemesi, “Genel esaslar” başlıklı 6’ncı maddesinde “(1) Temel amaç çerçevesinde hizmet alımı suretiyle taşıt edinilebilmesinin genel esasları şunlardır: … ç) Taşıtlar, yakıt hariç, şoförlü veya şoförsüz olarak edinilebilecektir. d) Taşıtların, her türlü vergi, sigorta ve bakım-onarım gibi giderleri yükleniciye ait olacaktır. … ( 2) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayelerin (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile TBMM Genel Sekreterliği ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) hizmetleri için ihtiyaç duyulan ve yılı merkezi yönetim bütçe kanununa bağlı azami satın alma bedellerini gösterir (T) işaretli cetvelde belirtilen taşıtlardan binek, station-wagon, arazi binek, kaptı kaçtı, panel ve pick-up tipi taşıtların (fiilen arazi üzerinde çalışan arazi binek ve pick-up'lar hariç) hizmet alımı yöntemiyle ediniminde; a) Şoför giderleri hariç yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli (katma değer vergisi hariç, her türlü bakım-onarım, sigorta ve benzeri giderler dahil), taşıtın Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından yayımlanan ve harcama talimatının verildiği ay itibarıyla uygulanacak Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko sigortası değerinin %2'sini aşmayacaktır. b) Şoför giderleri dahil yapılan taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli, (a) bendine göre tespit edilecek tutara yürürlükteki brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarının ilave edilmesi suretiyle hesaplanacak tutarı aşmayacaktır. c) Şoför gideri dahil taşıt kiralamalarında aylık kiralama bedeli hesabında yemek, yol, resmi tatil ücreti ve benzeri giderler de dahil yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin yüzde elli artırımlı tutarı esas alınacak; işveren maliyeti kapsamında yer alan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası işveren payı (%20,5) ve işsizlik sigortası işveren payı (%2) ile işçilik maliyeti üzerinden hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler (%4) ise idarelerce ayrıca ödenecektir .”düzenlemesi yer almaktadır. Teknik Şartname’nin “Araçlara Ait Teknik Özellikler” başlıklı (D) maddesinde “17. Yedinci maddede belirtilen 16 adet otomobilin teknik özellikleri aşağıda belirtilmiştir; … g) Aynı esas ve usuller gereği taşıtların aylık kirası, harcama talimatının verildiği ay itibari ile uygulanacak olan Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko değerinin %2'sini aşmayacaktır. Teslimat esnasında İdare tarafından yüklenicinin temin etmiş olduğu araçların bu şartı sağlayıp sağlamadığı araç marka modeline göre kontrol edilecektir, sağlamayan araçlar teslim alınmayacaktır. … 19. Yedinci maddede belirtilen fiilen arazide çalışacak olan açık kasa 43 adet 4x2 çift kabin açık veya kapalı kasa kamyonetin özellikleri aşağıda belirtilmiştir: … h) Söz konusu mevzuat gereği, taşıtların aylık kira bedeli, harcama talimatının verildiği ay itibarıyla geçerli Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko değerinin %2’sini aşmayacaktır. Araç tesliminde İdare tarafından yapılacak kontrollerde bu şartı sağlamayan araçlar teslim alınmayacaktır. …” düzenlemesi yer almaktadır. Yapılan inceleme neticesinde, Teknik Şartname’nin incelemeye konu “Araçlara Ait Teknik Özellikler” başlıklı (D) maddesinde; iş kapsamında kullanılacak 16 adet otomobil ile 43 adet 4x2 çift kabin açık veya kapalı kasa kamyonet için teklife konu edilecek aylık kira bedeli için, başvuru sahibinin iddiasının aksine harcama talimatının verildiği ocak ayının değil harcama talimatının verildiği aya ilişkin Motorlu Kara Taşıtları Kasko Değer Listesinde yer alan kasko değerinin dikkate alınması gerektiği yönünde düzenlemeye yer verildiği anlaşıldığından başvuru sahibinin bu husustaki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin 3’üncü iddiasına ilişkin olarak: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 4’üncü maddesinde “Bu Kanuna göre düzenlenecek sözleşmelerde, ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümlere yer verilemez. Bu Kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamaz ve ek sözleşme düzenlenemez. Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur.” hükmü, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Yüklenicinin genel sorumlulukları” başlıklı 6’ncı maddesinde “Yüklenici, işleri gereken özen ve ihtimamı göstererek planlayacak, projelendirecek (sözleşmede öngörüldüğü şekilde), yürütecek, tamamlayacak ve işlerde olabilecek kusurları sözleşme hükümlerine uygun olarak giderecektir. Yüklenici, bu sorumluluklarının yerine getirilmesi için, ister kalıcı, ister geçici nitelikte olsun, gereken bütün denetim, muayene ve testleri yaptıracak ve işçilik, malzeme, tesis, ekipman vb. temin edecektir. Yüklenici, işin görülmesi sırasında ilgili mevzuatın izin vermediği insan ve çevre sağlığına zarar verici nitelikte malzeme kullanamaz veya yöntem uygulayamaz. İlgili mevzuatın izin verdiği malzeme ve yöntemler ise, öngörülmüş tedbirler alınarak ve usulüne uygun şekilde kullanılabilir. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde yüklenici, idarenin ve üçüncü şahısların tüm zararlarını karşılamak zorundadır. Yüklenici, bu Genel Şartnamede öngörülen yükümlülük ve yasakları ihlâl ederek idareye veya üçüncü kişilere verdiği zarardan dolayı bizzat sorumludur.” hükmü, “Mevzuata uygunluk” başlıklı 12’nci maddesinde “İlgili bütün bildirimlerin ve bütün ödemelerin yapılması da dahil olmak üzere yüklenici… (b) Malları veya hakları, işler dolayısıyla herhangi bir şekilde etkilenen veya etkilenebilecek olan kamu kurum ve kuruluşlarının düzenlemelerine uyacak ve bu hükümlerin ihlali nedeniyle ortaya çıkabilecek bütün sorumluluk ve cezalardan dolayı idarenin zararını karşılayacaktır.” hükmü, “Kamu düzenine ve mallarına zarar vermeme” başlıklı 15’inci maddesinde “Yüklenici işlerin yürütülmesi, tamamlanması ve işlerde olabilecek aksaklıkların giderilmesi için gereken bütün işlemlerde, sözleşme koşullarına uygun davranma yükümlülüğü içerisinde; (a) Kamu düzenine ve kamusal yaşamın gereklerine uygun davranacak, (b) Kamunun mülkiyeti veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınır ve taşınmaz mallar ile özel kişilerin mülkiyetindeki taşınır veya taşınmaz mallara, kamusal kullanıma tahsis edilmiş veya bırakılmış yol, meydan, park gibi orta mallarına ve kamu hizmetinde kullanılan mallara zarar vermeyecek, bunların kullanımına ve bunlara ulaşılmasına engel olmayacaktır. Belirtilen hükümlerin ihlal edilmesi nedeniyle idarenin maruz kalabileceği tüm zarar, ceza, tazminat ve benzeri sorumluluklar ile bunların mali sonuçlarından doğacak giderler yüklenici tarafından karşılanacaktır.” hükmü, “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 19’uncu maddesinde “İşyerinde, işin başlamasından kabul belgesinin verilmesine kadar her türlü araç, malzeme, ihzarat, makine ve taşıtlar ile sözleşme konusu hizmet işinin korunmasından yüklenici sorumludur. Yüklenici, kazaların, zarar ve kayıpların meydana gelmesini önlemek amacı ile gereken bütün önlemleri almak ve kontrol teşkilatı tarafından, kaza, zarar ve kayıp ihtimallerini azaltmak için verilecek talimatların hepsine uymak zorundadır. Yüklenici, işin devamı süresince iş yerinde yapılacak çalışmalarda her türlü güvenlik önlemini almak zorundadır. İş sahasında veya çevresindeki bölgede, yeterli güvenlik önleminin alınmaması nedeniyle doğabilecek hasar ve zararın ödenmesinden yüklenici sorumludur. Ayrıca yüklenici, işyerinde kullanılan ekipmanın neden olabileceği kazalardan korunma usullerini ve önlemlerini çalışanlara öğretmek zorundadır. Bu konularda gerek kontrol teşkilatı tarafından istenen ve gerekse yüklenicinin kendi arzusu ile uyguladığı güvenlik ve koruma önlemlerine ilişkin giderlerin tümü yükleniciye aittir…” hükmü, “Yüklenicinin kusuru dışındaki hasar ve zararlar” başlıklı 20’nci maddesinde “Olağanüstü haller ve doğal afetlerin işyerlerinde ve yapılan işlerde meydana getireceği hasar ve zararlar ile sigortalanabilir riskler sigorta kapsamında olsun veya olmasın yüklenici bu hasar ve zararlar için idareden hiç bir bedel isteyemez. Ancak bu hasar ve zararlar nedeniyle meydana gelecek gecikmeler için yükleniciye gerekli süre uzatımı verilir. Savaş, yurt içinde seferberlik, ayaklanma, iç savaş ve bunlara benzer olaylar veya yüklenici ve varsa alt yüklenici tarafından kullanılmadıkça bir nükleer yakıttan kaynaklanan radyasyonlar ve bunların gerektirdiği önlemler sonucunda meydana gelecek riskler gibi sigortalanması mümkün olmayan türden riskler ile idarenin işlerin tamamlanmış kısımlarını teslim alarak kullanmasından dolayı doğacak riskler idareye aittir.” hükmü, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “İş ve iş yerlerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 76’ncı maddesinde “76.1. Hizmet alımı ihalelerinde iş ve iş yerlerinin korunması ve sigortalanmasına ilişkin düzenleme Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 19’uncu maddesi ile tip idari şartnamelerin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” maddesi ve tip sözleşmenin 21’inci maddesinde yer almaktadır. 76.1.1 Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 19’uncu maddesinde “İş yerinde, işin başlamasından kabul belgesinin verilmesine kadar her türlü araç, malzeme, ihzarat, makine ve taşıtlar ile sözleşme konusu hizmet işinin korunmasından yüklenicinin sorumlu olduğu, hizmet türüne göre sigorta gerektiği takdirde uygulanacak sigorta türü veya türleri ve teminat limitlerinin günün koşullarına uygun olmak şartıyla sözleşmesinde veya eklerinde belirtileceği” hükme bağlanmıştır. 76.1.2 Tip idari şartnamelerin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” maddesinde “Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince ödenecek…sigorta…teklif fiyatına dâhildir.” ifadesine yer verilmiştir. … 76.4. İstekliler tarafından ilgili mevzuatı gereğince yapılması gereken sigorta giderleri, tip idari şartnamelerin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” maddesi kapsamında teklif fiyatına dâhil edilecektir. İhale dokümanında iş ve/veya iş yerlerinin sigortalanmasının ayrıca istendiği durumlarda sigorta türü veya türleri ile sigorta teminatının kapsam ve limitinin belirlenmesi gerekmektedir. Sigorta türleri belirtilmesine rağmen sigorta teminatının kapsamı ve limitinin belirlenmediği hallerde iş ve/iş yerlerinin sigortalanmasının asgari limitler dâhilinde istendiği kabul edilecektir. Sigorta türü veya türlerinin belirlenmediği hallerde ise, iş ve/veya iş yerlerinin sigortalanmasının istenmediği kabul edilmek suretiyle teklifler değerlendirilecektir…” açıklaması bulunmaktadır. Teknik Şartname’nin “Genel Hususlar” başlıklı (C) maddesinde “… 5. Kamyonlardan 5’i şoförlü; diğer taşıtlar şoförsüz ve akaryakıtsız olarak kiralanacaktır. 6. İş makinası (kazıcı-yükleyici) operatörlü ve akaryakıtsız olarak kiralanacaktır. …” düzenlemesi, “Sigorta ve Yasal Yükümlülükler” başlıklı (E) maddesinde “26. Yüklenici, hizmet kapsamında çalıştırılacak araç ve iş makinelerine ait zorunlu trafik sigortaları ile kasko sigortalarını yaptırmak zorundadır. Kasko sigortaları, kullanıcı kaynaklı zararlar dahil olmak üzere her türlü hasar, zarar ve ziyanı kapsayacak şekilde tam kapsamlı (full kasko) olarak düzenlenecektir. Sigorta poliçelerinin yenilenmesi halinde güncel poliçeler yüklenici tarafından İdareye teslim edilecektir. … 30. Araç ve iş makinelerinin kullanımından kaynaklanan her türlü dava, zarar, ziyan ve üçüncü şahıs taleplerine ilişkin sorumluluklar, yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde tarafların kusur ve sorumluluk oranlarına göre belirlenecektir.” düzenlemesi, “Diğer Hususlar” başlıklı (J) maddesinde “… 80. Personelin raporlu olması nedeniyle çalıştırılamayan araç ve iş makineleri, gerekli görülmesi halinde İdare personeli tarafından kullanılabilecektir. …” düzenlemesi, Sözleşme Tasarısı’nın “İş ve işyerinin korunması ve sigortalanması” başlıklı 21’nci maddesi “21.1. İş ve işyerlerinin korunmasına ilişkin sorumluluk Genel Şartnamenin 19 uncu maddesinde düzenlenen esaslar dahilinde yükleniciye aittir. 21.2. Sigorta türleri ile teminat kapsamı ve limitleri: 21.2.1. Bu madde boş bırakılmıştır.” düzenlemesi yer almaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, ihale dokümanında yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Teknik Şartname’nin “Genel Hususlar” başlıklı (C) maddesinde, 5 adet kamyonun şoförlü, diğer taşıtların şoförsüz ve akaryakıtsız, kazıcı-yükleyici iş makinesinin ise operatörlü ve akaryakıtsız olarak kiralanacağının düzenlendiği, Teknik Şartname’nin 26’ncı maddesinde araç ve iş makinelerine ilişkin zorunlu trafik sigortası ile tam kapsamlı kasko sigortasının yaptırılmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu, 80’inci maddesinde ise personelin raporlu olması nedeniyle çalıştırılamayan araç ve iş makinelerinin gerekli görülmesi halinde idare personeli tarafından kullanılabileceğinin belirtildiği görülmüştür. Yapılan inceleme neticesinde; Teknik Şartname’nin 30’uncu maddesinde, araç ve iş makinelerinin kullanımından kaynaklanan her türlü dava, zarar, ziyan ve üçüncü şahıs taleplerine ilişkin sorumlulukların, yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde tarafların kusur ve sorumluluk oranlarına göre belirleneceğinin açıkça düzenlendiği, bu doğrultudaki düzenleme ile araçların kullanımından doğabilecek zararlar bakımından sorumluluğun herhangi bir taraf üzerinde mutlak ve sınırsız biçimde bırakılmadığı aksine sorumluluğun yürürlükteki mevzuat ve tarafların kusur ve sorumluluk oranlarının esas alınacağının belirtildiği, dolayısıyla idare personelinin kusurlu kullanımından veya idarenin kusurundan kaynaklanan bir kaza sonucunda ortaya çıkan ve sigorta kapsamında karşılanmayan zararların herhangi bir kusur ve sorumluluk değerlendirmesi yapılmaksızın yüklenici tarafından karşılanacağı yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından başvuru sahibinin bu husustaki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin 4’üncü iddiasına ilişkin olarak: 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 41’inci maddesinde “Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır. 63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz. Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâller dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz. Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir. Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.” hükmü, “Hafta tatili ücreti” başlıklı 46’ncı maddesinde “Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından turizm işletmesi belgesi verilen konaklama tesislerinde çalışan işçilerin bu fıkra kapsamında hak kazandığı hafta tatili, işçinin yazılı talebi veya onayı ile hak kazandığı günü takip eden dört gün içinde kullandırılabilir. Bu halde işçinin hak kazandığı hafta tatilinde yaptığı çalışmaların günlük normal çalışma süresi kadarlık kısmı fazla çalışmanın hesabında dikkate alınmaz. İşçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. Şu kadar ki; a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri, b) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri, c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri, Çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır. Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir.” hükmü, “Genel tatil ücreti” başlıklı 47’nci maddesinde “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir.” hükmü, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında teklif fiyata dahil olacak giderler” başlıklı 78’inci maddesinde “… 78.8. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde (ulusal bayram, resmi ve dini bayram günleri ile 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü ve yılbaşı günü) yaptırılacak çalışma için 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesi, fazla çalışmalar için ise aynı Kanunun 41 inci maddesi uyarınca hesaplanacak ücret, brüt asgari ücret üzerinden; idari şartnamede brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası öngörülmüş ise bu tutar üzerinden hesaplanacaktır. Bu durumda, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yaptırılacak çalışma için 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesi uyarınca belirlenecek ücretin hesaplanabilmesi açısından çalışılacak gün ve personel sayısı ile fazla çalışma yapılacak hallerde toplam fazla çalışma saati ihale dokümanında belirtilecektir. …” açıklaması, “Hizmet alımı ihalelerinde sınır değer tespiti ve aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 79’uncu maddesinde “… 79.3.3. Kurumca hazırlanan “İşçilik Hesaplama Modülü” ne (www.ihale.gov.tr) adresinden ulaşılabilecek olup, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde tekliflerin değerlendirilmesi bağlamında sözleşme ve genel giderler dahil asgari işçilik maliyeti hesabında işçilik hesaplama modülünün kullanılması zorunludur. …” açıklaması yer almaktadır. İdari Şartname’nin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde “… 25.3. Teklif fiyata dâhil olan diğer giderler aşağıda belirtilmiştir: 25.3.1. Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta vergi, resim ve harç giderleri isteklilerce teklif edilecek fiyata dahildir. Sürücülerin mesaisiz haldeki aylık bürüt ücreti, aylık bürüt asgari ücretin en az %80 fazlası olacaktır. Yüklenici teklif edeceği tutarı yasal vergiler, yemek ulaşım giderleri vb. ile yüklenici kârını bu net ücrete göre belirleyecektir. Her bir sürücü ayda ortalama 2 hafta tatil günü çalıştırılabilecektir. Yüklenici çalıştırılan her resmi tatil veya hafta tatil günü için (hafta tatili çalışması için mevzuatın öngördüğü) günlük çalışma ücretinin en az 1,5 katı ilave mesai verecektir. (Bir çalışma günü için bir personel maaşı dahil 2,5 günlük ücret almış olacaktır) Yüklenici teklifini bu değeri ve sorumluluklarının tümünü bilerek verecektir. Her bir sürücüye resmi tatillerdeki çalışması dışında ayda ortalama 20 saat mesai yaptırılabilecektir. Yüklenici her fazla çalışma saati için saatlik çalışma ücretinin en az %50 fazlasını verecektir. Yüklenici teklifini bu değeri ve sorumluluklarının tümünü bilerek verecektir. Yüklenici, çalıştırdığı sürücülerin yasal haklarından (sigorta, ücret, yemek, ulaşım, elbise, izin v.b.) sorumludur. Yüklenici bu konuda İdareden herhangi bir talepte bulunmayacaktır. Kıdem ve ihbar tazminatları konusundaki tüm kanuni yükümlülüklerden yüklenici ve idare mevzuat hükümleri doğrultusunda sorumludur. …” düzenlemesi yer almaktadır. Sonuç olarak; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 46’ncı maddesinde hafta tatili, 47'nci maddesinde genel tatil ücretine ilişkin işçiye ödenmesi gereken asgari kanuni hakların hüküm altına alındığı, bu kapsamda anılan Kanun maddelerinde hafta tatili veya ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışan işçiye, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretinin tam olarak ödeneceği belirtilmekle birlikte bu tutarların üzerinde ödeme yapılmasını yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmadığı; bu çerçevede İdari Şartname'nin 25.3.1'inci maddesinde, sürücülere çalıştırıldıkları resmî tatil veya hafta tatili günleri için günlük çalışma ücretinin en az 1,5 katı ilave ödeme yapılmasının ve bunun personelin normal ücretiyle birlikte toplam 2,5 günlük ücret maliyeti olacağının belirtilmesinin 4857 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümlerine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, ihale konusu işin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı niteliğinde olmadığı dolayısıyla Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79.3.3'üncü maddesinde düzenlenen İşçilik Hesaplama Modülü'nün kullanımının somut ihale bakımından zorunlu olmadığı, nitekim her durumda istekliler tarafından işçilik ücretlerine ilişkin teklifler oluşturulurken doküman düzenlemelerinde yer verilen işçilik ücretlerine ilişkin düzenlemelerin dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, başvuru sahibinin anılan modülde yer alan hesaplama yönteminin ihale dokümanında açıkça belirlenen işçilik maliyetine uygun olmadığı yönündeki iddiasının da yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Başvuru sahibinin 5’inci iddiasına ilişkin olarak: 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13’üncü maddesinde “ Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların; … b) Yapım işleri dışındaki işlerde Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi halinde yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı yükleniciye iade edilir. Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir...” hükmü, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Teminatlar” başlıklı 55’inci maddesinde “… (2) İhale üzerinde bırakılan istekliden sözleşme imzalanmadan önce, teklif fiyatının sınır değere eşit veya üzerinde olması halinde teklif fiyatının % 6’sı, sınır değerin altında olması halinde ise yaklaşık maliyetin % 9’u oranında kesin teminat alınır...” hükmü, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Teminat mektuplarının iadesi” başlıklı 18.4’üncü maddesinde “18.4.1. İş tamamlandığı halde ilgilisi tarafından iadesi istenmemiş, ancak mektup üzerinde öngörülen geçerlilik süresini doldurduğu için teminat olma vasfını yitirmiş olan kesin teminat mektupları ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sosyal güvenlik borcu bulunmadığına ilişkin yazıların geç verilmesi ve kesin teminat mektuplarının geçerlilik süresinin dolması durumunda geçerlilik süresi dolan kesin teminat mektuplarına ilişkin olarak, idarelerce 4735 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddeleri gereğince işlem yapılacaktır. 18.4.1.1 İdarelerce SGK tarafından sosyal güvenlik borcu bulunmadığına ilişkin yazıların geç verilmesi sebebiyle kesin teminat mektuplarının geçerlik süresinin dolmasına meydan verilmeksizin işlemlerin tekemmül ettirilmesini teminen, 4735 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince, yükleniciler tarafından yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar SGK’dan ilişiksiz belgesi getirilmemesi halinde kesin teminatlar paraya çevrilerek borçlarına mahsup edilecek, varsa kalanı yükleniciye geri verilecektir. Kesin teminatların paraya çevrilmesi esnasında yüklenicinin SGK’ya olan borcunun miktarının bilinememesi halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmeliğin “Kesin Teminatın İadesi” başlıklı 7 nci maddesi gereğince işlem tesis edilerek, yüklenicinin tespit edilecek borcu Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili biriminin hesabına yatırılacak ve varsa kalanı yükleniciye geri verilecektir.” açıklaması, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin ekinde yer alan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin “Hatalı, kusurlu ve eksik işler” başlıklı 32’nci maddesinde “ Kontrol teşkilatı, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren belirtiler ve kanıtlara ulaştığı takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklik, hata ve kusurların incelenmesi ve tespiti için yüklenicinin yapması gerekenleri kendisine tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak çağrıya uymazsa incelemeler kontrol teşkilatı tarafından tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir. Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi kötü işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, işin gerçekleştirilme şekil ve durumuna göre yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veya teminatından kesilir. Belli dönemler halinde ( günlük, haftalık, vs ) tekrarlanmak suretiyle ifa edilen sürekli nitelikteki işlerde kontrol teşkilatı, yapılan işle ilgili olarak Genel Şartnamenin 34 üncü maddesindeki esaslara göre bu dönemler itibariyle kayıt tutar. Hakediş ödemelerinde bu kayıtlar da dikkate alınır ve sözleşme ve eklerine aykırı olarak gerçekleştirildiği tutanağa yazılan işler için sözleşmesinde belirtilen kesinti ve cezalar uygulanır. ” hükmü, “Yüklenicinin bakım ve düzeltme sorumlulukları” başlıklı 33’üncü maddesinde “Yapılan işlerin her türlü sorumluluğu, kabul işlemlerinin idarece onaylanması tarihine kadar, tümüyle yükleniciye aittir. Bu nedenle yüklenici, gerek malzemenin kötülüğünden ve gerekse işlerin kusur ve eksikliklerinden dolayı, idarece gerekli görülecek bütün onarım ve düzeltmeler ile sürekli bakım işlerini kendi hesabına derhal yapmak zorundadır. Yüklenici bu zorunluluğa uymadığı takdirde, idare kendisinden bir yazı ile yükümlülüklerini yerine getirmesini isteyecektir. Bu talimatın yükleniciye tebliği tarihinden başlamak üzere işin özelliğine göre, talimat yazısında idarece daha uzun bir süre verilmemişse, yüklenici on (10) gün içinde yükümlülüklerini yerine getirmeye fiilen başlamadığı veya başlayıp da belirlenen süre içinde teknik gereklerine göre işi bitirmediği takdirde idare, söz konusu onarım, düzeltme ve bakım işlerini bir başkasına yaptırarak bu yapılan işlerin bedeli için, yüklenicinin teminatından veya varsa diğer alacaklarından ödeme yapmaya yetkilidir. Yüklenicinin yaptığı işlerde, kabul tarihine kadar geçen zaman içinde, herhangi bir aksaklık görüldüğü takdirde, bu aksaklıklar yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilip onarılmakla birlikte idare, işin niteliğine göre, aksaklığı tespit edilen bu gibi işlerin kabul işlemlerini uygun bir tarihe erteleyebilir. Bu takdirde kabulü ertelenen kısım için, idarenin uygun göreceği bir miktarda teminat alıkonulur. Yapılan işlerde, yüklenicinin kusurundan kaynaklanan ve ivedilikle ele alınması gereken aksaklıklar meydana geldiğinde, yüklenicinin o anda işle ilgilenip konuyu ele alma imkânı yoksa bu takdirde idare, yazılı olarak haber vermek suretiyle yüklenici adına bu aksaklığı giderir. Yüklenici, taahhütleri çerçevesinde kusurlu veya standartlara uygun olmayan malzeme seçilmesi, verilmesi veya kullanılması, tasarım hatası, uygulama yanlışlığı, denetim eksikliği, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan doğrudan sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yükleniciye ikmal ve tazmin ettirilir. Ayrıca hakkında 4735 sayılı Kanunun 27 nci madde hükümleri uygulanır.” hükmü, “Kesin teminatın ve ek kesin teminatın geri verilmesi” başlıklı 51’inci maddesinde “Taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiği usulüne göre anlaşıldıktan ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesinin getirilmesi halinde yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmüş ise kesin teminatın ve varsa ek kesin teminatın yarısı, garanti süresinin sonunda tamamı; garanti süresi öngörülmeyen hallerde ise tamamı yükleniciye iade edilir. Yüklenicinin sözleşme konusu işler nedeniyle idareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan yasal vergi kesintilerinin kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde kesin teminat ve ek kesin teminat, 4735 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi hükmüne göre paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir. Yukarıdaki hükümlere göre mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; işin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitim tarihinden itibaren iki (2) yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve bankasına veya sigorta şirketine iade edilir. Teminat mektubu dışındaki teminatlar sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedilir.” hükmü yer almaktadır. Teknik Şartname’nin “Çalışma Düzeni ve Personele İlişkin Hususlar” başlıklı (İ) maddesinde “… 56. Yüklenici; çalıştırdığı personelin ücret, fazla çalışma, yol, yemek, sosyal haklar ve İş Kanunundan kaynaklanan diğer tüm haklarını eksiksiz olarak ödemekle yükümlüdür. Personel alacaklarından kaynaklanan davalar nedeniyle İdare tarafından herhangi bir ödeme yapılması halinde, söz konusu tutarlar yüklenicinin hak edişlerinden mahsup edilerek tahsil edilir. Personel alacaklarına ilişkin yargı süreçleri sonuçlanmadan ve yüklenicinin bu yükümlülükleri yerine getirdiği belgelenmeden, yüklenicinin borcuna karşılık gelecek miktardaki kesin teminat iade edilmez. …” düzenlemesi yer almaktadır. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla alınan kesin teminatın iadesine ilişkin 13’üncü maddesinde; kesin teminatın hangi hallerde iade edilmeyeceği, yüklenicinin hangi borçlarının kesin teminattan karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre; taahhüt, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemişse ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcu varsa kesin teminat yükleniciye iade edilmeyecektir. Yüklenicinin iş nedeniyle idareye ve Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanunî vergi kesintilerinin yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar paraya çevrilecek ve yüklenicinin borçlarına karşılık mahsup edilecek, varsa kalanı yükleniciye geri verilecektir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 51’inci maddesinde söz konusu hususu tamamlar nitelikte düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Görüldüğü üzere, mevzuatta hangi hallerde yüklenicinin teminatının gelir kaydedileceği ve kesinti yapılacağı hüküm altına alınmış olup işin tamamlanmasının ardından yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun bulunması durumunda kesin teminatı paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edileceği ve varsa kalanının yükleniciye geri verileceği ifade edilmiştir. Teknik Şartname’nin incelemeye konu düzenlemesinde, personel alacaklarından kaynaklanan davalar nedeniyle idare tarafından herhangi bir ödeme yapılması halinde bu tutarın yüklenicinin hakedişinden mahsup edileceği belirtilmekle birlikte, bahse konu düzenlemenin devamında ayrıca, personel alacaklarına ilişkin yargı süreçleri sonuçlanmadan ve yüklenicinin bu yükümlülükleri yerine getirdiği belgelenmeden, yüklenicinin borcuna karşılık gelecek miktardaki kesin teminatın iade edilmeyeceğinin düzenlendiği, bu haliyle düzenlemenin, kesin teminatın iadesinin, hakedişten kesinti yapılabilecek hallerin dışında devam eden ve tarafların lehine veya aleyhine sonuçlanacağı belirsiz olan yargı süreci sonucuna bağlandığı, 4735 sayılı Kanun'un 13'üncü maddesinde kesin teminat ve ek kesin teminatların iadesine ilişkin şartlar ile yüklenicinin hangi borçlarının kesin teminattan karşılanacağının açıkça düzenlendiği, bu kapsamda kesin teminatın iade edilmeyeceği, paraya çevrileceği veya mahsup edileceği hâllerin mevzuatta sınırlı olarak belirlendiği, ihale dokümanı düzenlemeleriyle bu hâllerin genişletilemeyeceği, bu kapsamda incelemeye konu Teknik Şartname düzenlemesinin kesin teminatın iadesinin “Personel alacaklarına ilişkin yargı süreçleri”nin sonuçlanması şartına bağlanması suretiyle genişletildiği anlaşıldığından anılan düzenlemenin mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, netice olarak başvuru sahibinin iddiasının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin 6’ncı iddiasına ilişkin olarak: 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. … Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. …” hükmü, “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı” başlıklı 112’nci maddesinde “Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hâlinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır. İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz. Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenir. Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir…” hükmü, 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 3’üncü maddesinde “4857 sayılı Kanunun 36’ncı maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: İşverenler, alt işverene iş vermeleri hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla yükümlüdür.” hükmü, Anılan Kanun’un 8’inci maddesinde “4857 sayılı Kanunun 112’nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hâlinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır. İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz. Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenir. Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır. İdari Şartname’nin “Teklif fiyata dâhil olan giderler” başlıklı 25’inci maddesinde “25.3. Teklif fiyata dâhil olan diğer giderler aşağıda belirtilmiştir: 25.3.1. … Yüklenici, çalıştırdığı sürücülerin yasal haklarından (sigorta, ücret, yemek, ulaşım, elbise, izin v.b.) sorumludur. Yüklenici bu konuda İdareden herhangi bir talepte bulunmayacaktır. Kıdem ve ihbar tazminatları konusundaki tüm kanuni yükümlülüklerden yüklenici ve idare mevzuat hükümleri doğrultusunda sorumludur.” düzenlemesi yer almaktadır. Yapılan incelemede; ihale konusu personel çalıştırmasına dayalı olmayan hizmet alımı olduğu, bu kapsamdaki ihalelerde, kıdem tazminatının ödenmesinde öncelikli muhatabın ilgili kamu kurum ve kuruluşları olmayacağı, söz konusu giderlerden asıl işveren konumundaki ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile alt işvereni olan yüklenicilerin birlikte sorumlu olacağı anlaşılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde; yükleniciler gibi iş sahibi idarenin de İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuatının getirdiği tüm yükümlülükleri yerine getirmeleri zorunluluğunun bulunduğu, İdari Şartname'nin incelemeye konu 25.3.1'inci maddesinde kıdem ve ihbar tazminatları bakımından “yüklenici ve idarenin mevzuat hükümleri doğrultusunda sorumlu olduğu” şeklindeki düzenlemenin, kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin sorumluluğu mevzuata aykırı şekilde taraflardan birine mutlak olarak yüklemediği, anılan düzenlemede, tarafların sorumluluğunun mevzuat hükümleri doğrultusunda belirleneceğinin ifade edildiği, bu nedenle anılan düzenlemenin isteklilerin tekliflerini sağlıklı şekilde oluşturmalarına engel olacak nitelikte bir belirsizlik yaratmadığı anlaşıldığından başvuru sahibinin bu husustaki iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının 9’uncu alt bendinde “Başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunması halinde, Kurul kararı ile itirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru sahibine iadesine karar verilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen otuz gün içinde Kurum tarafından itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi yapılır ve son ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz işlemez. Diğer hallerde başvuru bedeli iade edilmez. Bu fıkranın (1) numaralı bendi uyarınca tahsil edilen bedel hiçbir durumda iade edilmez.” hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin ileri sürdüğü altı iddiasından iki iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, haklılık oranı 2/6 olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından Kurum şikâyet gelirleri hesabına 258.810,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı dikkate alındığında, Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması hâlinde, söz konusu bedelin haklılık oranında karşılık gelen 85.407,30 TL’lik kısmının iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, yukarıda mevzuata aykırılıkları belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden, ihalenin iptali gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere, 1- Anılan Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline, 2- İddialarındaki haklılık oranına karşılık gelen başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde Kamu İhale Kurumuna yazılı talebi halinde iadesine, Oybirliği ile karar verildi.

Bu idarenin ihalelerini, kazanan firmaları ve KİK geçmişini firma panelinde takip edin.

Ücretsiz hesap oluştur

Kaynak: Kamu İhale Kurumu. Bağlayıcı olan kararın resmî metnidir. Tüm KİK kararları